HABERLER
daha fazlası>
  • SAĞLIKLI BÜYÜYEN NESİLLER İÇİN ÇOCUK SAĞLIĞI GÖNÜLLÜLERİ İZMİR'DE BULUŞTU

    SAĞLIKLI BÜYÜYEN NESİLLER İÇİN ÇOCUK SAĞLIĞI GÖNÜLLÜLERİ İZMİR'DE BULUŞTU

    Büyüyen Çocuk Derneği'nin organize ettiği;  İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı, İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi ve Sağlık Bilimleri Üniversitesi İzmir Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi Çocuk Kliniğinin katkıları ile gerçekleştirilen  “Sağlıklı Büyüyen Çocuk Kongresi" ve " Sağlıklı Büyüyen Çocuk Eğitim Kursları" 13-15 Aralık 2018 tarihleri arasında İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi'nde gerçekleştirildi. 

    Türkiye'nin dört bir yanından katılımcıların büyük ilgi gösterdiği, İki konferans, 8 panel ve 9 farklı kursun gerçekleştirildiği ve 3 gün süren kongrede; 120'den fazla yerli ve yabancı konuşmacı sunum yaptı, çok sayıda bilimsel bildiri sunuldu.

    Kongre, TRT İzmir Radyosu Çok Sesli Çocuk Korosu büyük beğeni toplayan konseri ile açılış yaptı. Ardından "Sağlık Ekibi Gözüyle Çocuk Hastalıklarına Yaklaşım” temasının işlendiği kongrenin açılışında  konuşan İKÇÜ Rektörü Prof.Dr. Saffet Köse, kongreden çok önemli bilimsel sonuçlar elde edileceğini vurguladı.

    Prof.Dr. Köse, günümüzde psikiyatrist, sosyolog ve psikologların  çocuklarda yaşanan birçok problemin, ailede yaşanan sorunlardan kaynaklandığını ifade ettiğini kaydetti. Rektör Prof.Dr. Köse, “ Sağlık profesyonelleri, ailede yaşanan sıkıntıların yol açacağı sorunların, ilerleyen yaşlarda psikopati eğilimlere neden olacağını ifade ediyor. Bunlar gerçekten önemle yaklaşmamız gerek sorunlardır diye düşünüyorum. Yine Amerika Birleşik Devletleri’nde yapılan bir araştırmaya göre; özellikle gününün çoğunu kreş ve anaokullarında geçiren çocukların, anne babalarına olan ihtiyaçların karşılanmaması sebebiyle, çok ciddi ruh sağlığı sorunlarının meydana getirdiği belirtiliyor. Bununla dikkat çekmek istediğim şey, çocuklarımızın sadece bedensel anlamda değil, bunun yanında ruhsal anlamda da ciddi problemlerle karşı karşıya kaldığını görmemizin gerektiğidir. “ dedi.

    Sık sık gündeme gelen ailede şiddet, çocuğa yönelik şiddet, kadına yönelik şiddet haberlerinin, çocuk yetiştirme tarzlarının üzerinden değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Rektör  Prof. Dr. Köse,  “Bu noktada özellikle annenin önemli bir rolü olduğunu düşünüyorum. Çünkü Fransa’da yapılan bir araştırmaya göre eğer çocuk doğumdan itibaren belli bir süre içerisinde annesiyle yeterli sürede beraber olamamışsa, bunu sonraki dönemlerde telafi etmenin yolu olmuyor. Babanın güven veren bir rolü var, ama anne şefkatinin yeri doldurulamıyor. Bir de Hadis-i Şerif’ten bir alıntı yapmak istiyorum. Peygamber efendimiz, “Hürmete layık olan kimdir?” sorusuna, “Annendir.” diye cevap veriyor. Sorunun “Sonra kimdir?” şeklinde üç kez tekrarlanması karşısında yine “Annendir.” cevabını verip dördüncü cevabında “Babandır.” diyor.  Ayrıca Peygamber efendimiz “Kimin çocuğu varsa onunla çocuklaşsın.” diyor.  Bunların önemli birer mesaj olduklarını düşünüyorum.” diye konuştu.

    İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Gökhan Köylüoğlu ise açılışta yaptığı konuşmada böyle büyük bir bilimsel etkinliğe ev sahipliği yapmalarından  dolayı duyduğu mutluluğu dile getirdi.

    Kongre  Başkanı Prof. Dr. Bumin Dündar ise ilk kez kongreye dönüştürülen çocuk sağlığı konusunda Ege Bölgesinin en büyük ve en kapsamlı bilimsel etkinliklerinden biri olan "Sağlıklı Büyüyen Çocuk Kongresi"ni gerçekleştirmenin  heyecanını paylaştıklarını ifade etti.

    Prof. Dr. Dündar;  sağlığın bir ekip işi ve çocuk sağlığı alanında çalışan her sağlık personelinin bu ekibin vazgeçilmez bir öğesi olduğuna inandıklarını, bu nedenle bu yıl ki kongrenin temasını ‘Sağlık ekibi gözüyle çocuk hastalıklarına yaklaşım olarak belirlediklerini, belki de çocuk sağlığı alanında Türkiye’de ilk kez konusunda uzman hekim, hemşire, diyetisyen, fizyoterapistleri aynı bilimsel oturumlarda bir araya getirdiklerini ifade etti. Dündar; ayrıca Sağlıklı Büyüyen Çocuk Kongresinin  ulaştığı potansiyelin bilimsel kongrelerde sosyal etkinliklerin bilimsel programların önüne geçmemesi gerektiğinin en önemli göstergesi olduğuna inandıklarını ve kongrenin farklı kurum ve branşlarda sürtüşmeden ziyade  ortak akıl ve sinerji oluşturulmasının, ekip çalışmasının ne kadar başarılı ve büyük işlere ulaştırabileceğini göstermesi  açısından  çok önemli olduğunu ifade etti.

    Çocukları şeker ve şekerli gıdalardan uzak tutun

    Kongrenin açılış konferansında Acıbadem Üniversitesi Mehmet Aydınlar Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Baş'ın "Çocuklar için şeker zehir mi" başlıklı konuşması büyük ilgi çekti. Prof. Dr. Murat Baş konuşmasında, çocukların şekerden uzak tutulmasının gerekliliğini vurgularken, bilimsel kanıtlar ışığında şekerin çocuklara verebileceği zararları dinleyicilere aktardı. Prof. Dr. Baş ülkemizde genelde işlenmiş olduğundan, şeker içeren  bal ve pekmez konusunda da dikkatli olunmasını istedi.

     

     

     

     

     

     

     

  • DEVAMINI OKUYUN
    5 Gün Önce
    GASTRONOMİ TURİZMİNİN TÜRKİYE'DEKİ ADRESİNE İKÇÜ DAMGASI

    GASTRONOMİ TURİZMİNİN TÜRKİYE'DEKİ ADRESİNE İKÇÜ DAMGASI

    İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Turizm Fakültesi, 44 bin ziyaretçi rakamı ile İzmir’in en saygın fuarlarından olan 12. Travel Turkey İzmir Turizm Fuarı ve Kongresi ile 4. Uluslararası Gastronomi Turizmi Kongresinden başarılı bir tanıtım çalışmasıyla döndü.

    Açılışına Rektör Yardımcısı Prof.Dr.Turan Gökçe’nin de iştirak ettiği, Dokuz Eylül Üniversitesi, İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi, İzmir Ekonomi Üniversitesi, Yaşar Üniversitesi iş birliğiyle yapılan kongreye ayrıca İzmir Profesyonel Aşçılar Derneği de  destek verdi.

    Açılışta konuşan İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Turan Gökçe, Türkiye'nin yemek kültürü tarihi ile dikkat çeken bir ülke olduğunu vurguladı.

    T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı himayelerinde, Türkiye’nin turizm alanındaki en önemli buluşmalarından biri olarak gösterilen etkinliklerde fakülte olarak İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi’ni başarıyla temsil etmekten duydukları mutluluğu paylaşan Turizm Fakültesi Dekanı Prof.Dr. Atilla Akbaba, Uluslararası Gastronomi Turizmi Kongresi’nde yer almanın bilimsel anlamdaki önemine değindi. Prof.Dr.Akbaba, “Akademik oturumlar, sektörden önemli isimlerin konuşmacı olarak katıldığı panel oturumları, yerli yabancı şeflerin yemek workshopları, profesyonel uzmanlar ile tadım atölyeleri ile dolu dolu geçen fuar ve kongrenin, öğrencilerimiz için de önemli bir deneyim kazandırdığını düşünmekteyiz. Standımızı ziyaret eden yerli-yabancı katılımcılara fakültemizi ve üniversitemizi tanıtma ve sektörle iş birliklerimizi geliştirme fırsatı da edindik.  Fakülte olarak dünyanın önde gelen gastronomi ve turizm uzmanları ile eğitimcilerini bir araya getiren bu organizasyonda yer almanın deneyimini paylaştık.” dedi.

  • DEVAMINI OKUYUN
    11 Gün Önce
    İKÇÜ’DE GÜNDEM EKONOMİ

    “Ticaret Savaşları ve Ülke Ekonomisine Etkileri” tartışıldı

    İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi (İKÇÜ), Tüm Sanayici ve İş Adamları Derneği (TÜMSİAD), İzmir Ticaret Odası (İZTO) ile Ekonomi Topluluğu iş birliğinde “ Ticaret Savaşları ve Ülke Ekonomisine Etkileri“ forumu düzenlendi.

    İKÇÜ İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanı  Prof.Dr.Ertuğrul Deliktaş’ın moderatörlüğünde gerçekleştirilen foruma, TÜMSİAD Genel Başkanı Yaşar Doğan, İZTO Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener, TÜMSİAD Genel Sekreteri Dr.Osman Kurtkan Kapıcıoğlu, İKÇÜ İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi’nden Dr.Öğr.Üyesi Emine Beyza Satoğlu konuşmacı olarak katıldı.

    “Tarihimizden ibret almamız gerekiyor.”

    Forumun başında kısa bir konuşma yapan İKÇÜ Rektörü Prof. Dr. Saffet Köse, ekonomi deyince üretim, tüketim, rekabet gibi kavramlar akla gelirken buna artık savaşın da katıldığını söyledi. Bu kavram ile tarihimizde karşılaştığımızı anlatan Prof.Dr. Köse, karşılaşılan örneklerden ibret alınması gerektiği üzerinde durdu. Prof.Dr. Köse, “Ekonomik savaşları yaşayarak öğreniyoruz ve şu anda bunun içinde bulunuyoruz. Ekonomik araçlar etkili bir silah olarak kullanılıyor. Bu dünyanın ciddi ve etkili bir sorunu. Bunun üstesinden nasıl gelebilirizi bu toplantımızda tartışacağız. Selçuklular döneminde Yahudi bankerler ellerindeki ekonomik imkânları devletin üzerinde nüfuz olarak kullanmışlar. İslam toplumlarında yaşayan gayri Müslimler devlete cizye gibi vatandaşlık vergisi ödüyorlar ve bu sadece işi olana çalışabilen erkeklerden alınıyor. Askerlik yaparlarsa o vergi de düşüyor. Askerlik yapmadıkları için ticaretle meşgul oluyorlar. Müslümanlara yasak olan faiz gibi bir takım şeylere tabi olmayınca rahat hareket edebiliyorlar. Böylece ekonomik anlamda çok güçlü finans elde ediyorlar. Bu finans gücünü de devlete karşı nüfuz olarak kullanıyorlar. Selçuklu döneminde vatandaşlar bu duruma karşı rahatsızlıkları ortaya çıkıyor. Nizamülmülk’ ün eserinde bunlardan bahsedilir. İşte tarihimizde bunun arka planı var. Aslında tarihimizden ibret almamız gerekiyor. Bugün eskiden yaşanılanların daha çetin halini yaşıyoruz.” dedi.

    “Yerli ve milli yatırımlar güçlenmeli.”

    TÜMSİAD Genel Başkanı Yaşar Doğan ise insanlığın varoluşundan bu yana ticaret savaşlarının yaşandığını, son yıllarda da popüler olan bu kavramın aslında savaşların ekonomiyle,ticaretle gerçekleştiğini gösterdiğini kaydetti. Doğan, “ İş dünyası yatırımlarında, ticaret politikalarında, sakin ortamları, riski az olacak ortamlara göre hareket etmeye çalışıyor. Sermaye ve yatırım güvenli limanları arıyor.” diye konuştu. “2017'de 157 milyar, 2018'de 170 milyar ihracat var ama hedeflerin çok altındayız. Tasarruf etmiyoruz, tasarruf etmeliyiz. "diyen Doğan, yerli üretimin üzerinde durarak üniversitelerin üstleneceği önemli misyonlara dikkat çekti. Başkan Doğan, “100 liraya sattığımızı 80 liraya üretiyoruz diye düşünüyoruz ama eğer yarı ham madde gibi bunu dışarıdan alıyorsak, sıkıntı yaşıyoruz. Üniversite proje geliştiriyor, para yok. Parayı da oluşturabilecek, fikri ticarete dönüştürecek unsurları deşifre etmek de gerekiyor. Sahada üretimi arttıracak, satışı sağlayacak marketing sistemlerinin üniversitelerde çalışılması gerekiyor. Yerli ve milli yatırımlar güçlenmeli. Teknoloji üretmeli, teknolojiyi ticarete dönüştürüp ihracat yapmalıyız, markalar oluşturmalıyız"   dedi.

    “Piyasalar rahatladı.”

    Türkiye’nin 2018 yılı içerisinde bir dönemeçten geçtiğini, birçok ekonomik saldırıya maruz kaldığını anlatan İZTO Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener, üretilen politikalarla piyasalarda rahatlama yaşandığını belirtti. Başkan Özgener, “Gördüğünüz gibi tansiyon düştü, ekonomi üretim ve ihracat için yeniden motive oldu.  Enflasyonla Mücadele Programı’nı destekleyen vergi indirimleriyle birlikte piyasalarda ciddi bir rahatlama da yaşandı. Ben o dönemde de umutlu olmak, kendimize güvenmek gerektiğini söylemiştim, yanılmadığım için mutluyum. “ dedi.

    “Yan rolleri kabul etmemiş Türkiye’mizde atacağımız çok adım var.”

    Dünyada ticaret savaşları denilince ABD’den sonra Çin’in başrolde akla geldiğini kaydeden Başkan Özgener, “İki ülkenin karşılıklı gümrük duvarlarını yükselttiği bu filmde, dönem AB’yi de sahnede görebiliyoruz. Bu savaşlarda başrol oyuncularını izleyen bir Türkiye değil, kendini konumlandırmış, hazırlıklarını yapmış ve rekabet üstünlüklerini yeniden biçimlendirmiş bir Türkiye için çaba göstermeliyiz. Başrol potansiyeli olduğu halde figüranlıkla yetinen ülkeleri gözünüzün önüne getirdiğinizde, bunu açıkça görebilirsiniz. Savaşlarda, krizlerde değil; tarihi ve stratejik konumu gereği kalkınmada ana aktör olabilecek, tarihi boyunca hiçbir zaman yan rolleri kabul etmemiş Türkiye’mizde de atacağımız çok adım var. Ticaret Savaşları’nın ortasında, ateş çemberiyle çevrili bir ülke olarak, bir yandan geleneksel pazarımız AB ile irtibatı koparmadan, öte yandan ABD ile hassas dengeleri gözeterek Çin gibi çok büyük avantajlar barındıran alternatif pazarlarla büyümeliyiz.” diye konuştu.

    “Mazlum halklarında haklarını savunmalıyız”

    Yerli üretimin önemine değinen TÜMSİAD Genel Sekreteri Dr.Osman Kurtkan Kapıcıoğlu da ticaret savaşlarında Türkiye’nin kültürel misyonunun sadece kazan-kazan olmadığına dikkat çekti. Kapıcıoğlu, “Küreselleşiyoruz doğru. Sermayeyi aldıktan sonra içerde ithalat yapmadan üretimi yapıp ihracata dönüştürme noktasında yerli üretimde bir takım daralmalar görebiliyoruz. Devlet bir takım küçültmelere gidebiliyor. TÜMSİAD olarak dünyanın hemen hemen her yerinde çözüm ortaklarımız var. Vicdanın sesi olan bir STK olmanın bazı sorumlulukları olduğunu düşünüyorum. Dünyadaki durumda biz mazlumun yanında olmayacaksak nasıl bir çerçevede olabiliriz. Gençler olarak bunları unutmayınız. Ticaret savaşları evet var ve belli zorunluluklar olabilir, doğal bu. Var olmak da durumundasınız. Ama bir tarafınızla da mazlumlara destek vermek zorundasınız. Hedefiniz sadece kazan-kazan olmamalı. Aynı zamanda başkalarının da haklarını korumak zorundayız. Bizim kültürümüzde böyle bir altyapımız var. Çok şükür ki vicdan var. Bir araya gelip biriz, beraberiz diyebileceğimiz insanlarımız, renklerimiz var.” dedi.

    “Bu savaşların hiçbir kazananı olmuyor.”

    İKÇÜ İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi’nden Dr.Öğr.Üyesi Emine Beyza Satoğlu ise daha önce konuşulan ticaret savaşı kavramının Trump’ın adaylığı ile gündeme oturduğunu kaydetti. Çin ve ABD arasındaki ticaret savaşına ilişkin konuşan Satoğlu, “ Trump attığı bir tweet de, -Çin’e uyguladığımız gümrük vergileri sayesinde milyonlarca dolar ABD’ye akıyor. Eğer ki zarar etmek istemiyorsanız ABD’de yatırım yapın, fabrikalarınızı buraya açın- diyor. Ticaret savaşları vergiyi koymakla bitmeyen savaşlar.  Gümrük vergileri sonuç itibariyle fiyatları yükseltiyor, piyasadaki mal çeşitliliğini azaltıyor. Dolayısıyla insanlar bunun bedelini ödüyor. Sonuç olarak bu savaşların hiçbir kazananı olmuyor gibi tezler ortaya çıkıyor.” şeklinde konuştu.

    TÜMSİAD İzmir Şube Başkanı Erkan Çoruk da konuşmasında üniversite sanayi iş birliğinin önemine dikkat çekti. Üniversitelerde üretilen bilimin iş dünyasına ekonomik olarak katkıya dönüşmesine katkı sunmak adına böyle bir organizasyonun düzenlediğini söyleyen Çoruk, bu ortaklıkların farklı platformlarda çalışmaya devam edeceğini vurguladı.

    TÜMSİAD Genel Başkanı Yaşar Doğan, İZTO Yön. Kurulu Başkanı Mahmut Özgener, TÜMSİAD Genel Sekreteri Dr.Osman Kurtkan Kapıcıoğlu ile beraberindeki heyet, Rektör Prof.Dr. Köse’yi makamında da ziyaret ederek; kurumlar arasında yapılması hedeflenen projeler masaya yatırıldı.

  • DEVAMINI OKUYUN
    14 Gün Önce
     ÜSTÜN BAŞARI ÖDÜLÜ REKTÖR PROF.DR.KÖSE’YE

     ÜSTÜN BAŞARI ÖDÜLÜ REKTÖR PROF.DR.KÖSE’YE

    Uşak Üniversitesi Sosyal Hizmet Topluluğu katkılarıyla, YÖN Engelsiz Sanat Derneği tarafından bu yıl beşincisi düzenlenen Engelsiz Sanat Ödülleri sahiplerini buldu.

    Recep Tayyip Erdoğan Kongre ve Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen ödül törenine katılan Rektör Yardımcısı Prof.Dr.Adnan Kaya, “Üstün Başarı” kategorisinde ödüle layık görülen İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Rektörü Prof.Dr.Saffet  Köse’nin ödülünü aldı.

    Ödül törenine Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakan Yardımcısı Ahmet Koca, Uşak Vali Vekili Ömer Kalaylı, AK Parti Sakarya Milletvekili Kenan Sofuoğlu, Cumhuriyet Başsavcısı Bünyamin Korkmaz, Uşak Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ekrem Savaş, Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mazhar Bağlı, İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Adnan Kaya, Yön Engelsiz Sanat Derneği Başkanı Erdem Öksüz, Adalet Komisyonu Başkanı İsmail Deniz, STK ve kamu kurum ve kuruluş temsilcileri ile davetliler katıldı.

     “Engelli yoktur, engelleyen vardır.”

    Ödül törenine, şehir dışındaki başka bir bilimsel kongreye katılımı sebebiyle katılamayan Rektör Prof.Dr.Köse, böylesine anlamlı bir ödülün şahsına layık görülmesinden duyduğu memnuniyeti paylaştı.

    Rektör Prof.Dr.Köse, “Üstün Hizmet Ödülü”nü şahsıma tevdi ederek onurlandıran başta Başkan Sayın Erdem Öksüz olmak üzere yönetim kurulu üyelerine ve emeği geçenlere şükranlarımı sunarım. 3 Aralık Dünya Engelliler Günü’nün engelli kardeşlerimiz konusunda daha güçlü bilince dönüşmesini diliyorum. Engelli yoktur, engelleyen vardır.” dedi.

    26 kategoride ödül

    Engellilerin hazırladığı gösterilerin ardından gerçekleştirilen törende 26 kategorideki ödüller sahiplerine verildi.

    Yılın Siyasetçisi: Sofuoğlu

    Kenan Sofuoğlu'nun, ‘‘Yılın Siyasetçisi’’ ödülünü aldığı gecede konuşan Bakan Yardımcısı Ahmet Koca, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı olarak üniversiteler, belediyeler, valilikler ve sivil toplum kuruluşlarıyla birlikte projelere imza attıklarını ve desteklediklerini belirterek, bu özel gecede bulunmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Koca, ‘‘Salonu dolduran özel insanlarımızı yaptıkları çalışmalardan dolayı tebrik ediyorum. Helal olsun diyorum. Onlar bizim baş tacımız.’’ dedi.

     

     

  • DEVAMINI OKUYUN
    17 Gün Önce
    İKÇÜ’LÜ ÖĞRENCİLERDEN MEVLİD-İ NEBİ HAFTASI’NDA ANLAMLI ZİYARET

    İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi İslami İlimler Fakültesi Öğrencileri, Mevlid-i Nebi Haftası münasebetiyle İKÇÜ Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ndeki hastaları ziyaret etti.

    İKÇÜ Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Manevi Destek Birimi ile düzenlenen ziyarette öğrencilere, İKÇÜ İslami İlimler Fakültesi  Dekan Yardımcısı Doç.Dr.Mehmet Dirik, Hastane Başhekim Yardımcısı Op.Dr.Hüseyin Aydoğmuş, Manevi Bakım ve Destek Birimi’nden Emine Bilgin Solak, Hemşire Emine Çakar Durukan da eşlik etti.

    Peygamberimiz Hz. Muhammed (S.A.V) Efendimizin dünyaya teşrif ettiği haftayı ifade eden Mevlid-i Nebi’yi böylesine anlamlı bir etkinlikle idrak etmenin mutluluğunu taşıdıklarını söyleyen öğrenciler, “Bu vesile ile hastane yönetimimize teşekkür ediyor, tüm hasta büyüklerimize ve kardeşlerimize acil şifalar diliyoruz.” dedi.

    Servislerde yatan hastalar ve yakınları da böylesine anlamlı bir günde kendilerini unutmayan öğrencilere ve idarecilere teşekkür ederek memnuniyetlerini dile getirdi.

  • DEVAMINI OKUYUN
    19 Gün Önce
    Turizm Fakültesi’nden "Buğday ve Uygarlık"

    Buğdayın Anavatanı Göbeklitepe’de…

    İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi, Turizm Fakültesi tarafından “Buğday ve Uygarlık” semineri düzenlendi.

    Dokuz Eylül Üniversitesi Edebiyat Fakültesi, Arkeoloji Bölümü Doktor Öğretim Üyesi Ahmet Uhri katılımcılara buğdayın tarihsel süreci hakkında sunum yaptı. Turizm Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Atilla Akbaba’nın ev sahipliğinde gerçekleştirilen, Rektör Yardımcısı Prof.Dr.Turan Gökçe, öğrenci ve akademisyenlerin katıldığı semineri, Alsancak Nevvar Salih İşgören Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencileri de takip etti.

    İlk kez Şanlıurfa’nın Karacadağ yöresinde ekilen buğdayın tarihsel süreçteki 12 bin yıllık serüveninin uygarlığın gelişmesi açısından oldukça önemli olduğunu söyleyen Dr.Öğr.Üyesi Uhri, tüm zamanlarda buğdayın oldukça stratejik bir konumda yer aldığını vurguladı.

    “Petrolü kontrol ederseniz ülkeleri, gıdayı kontrol ederseniz halkları yönetirsiniz.”

    Dr.Öğr.Üyesi Uhri,  “Buğday oldukça stratejik bir ürün. Henry Kissinger'ın 1974'de söylediği gibi: "Eğer petrolü kontrol ederseniz ülkeleri kontrol edersiniz, eğer gıdayı kontrol ederseniz halkları kontrol edersiniz…Yani insanların açlıkla terbiyesi söz konusu. Günümüz uygarlığının temeli yerleşik yaşama geçiş ve buğday tarımının başlamasına dayanıyor. Buğdayın anavatanı ise Anadolu’dur. Buğday, arpa gibi tahılların birçoğu bu coğrafyada gelişerek uygarlıklar oluştu. Biz tahıl uygarlığıyız. Genetik verilere yönelik yapılan araştırmalara göre bugün dünyada kaç çeşit buğday türü varsa tüm buğdayların ana vatanı Karacadağ’ın batı yakasında yetişen buğdaylardır.” dedi.

    “Dünyanın ilk tapınağında doğaya olan saygı var.”

    Buğdayın zamanla mutasyona uğradığını, buğdayların olgunlaşma döneminde dökülürken; zamanla olgunlaştıktan sonra dalında kalmaya başladığını keşfeden insanlığın, ilk defa kendi yaptığı aletlerle buğdayı biçmeye başladığını söyleyen Dr.Öğr.Üyesi Uhri,   “Şanlıurfa’da bulunan Göbeklitepe başta olmak üzere bölgedeki birçok alanın bereketli topraklar olduğunu görüyoruz. Dolayısıyla insanın bütün serüveni bu coğrafyada başlıyor. Buğdayı keşfeden insanlar önce yarı yerleşik hayata geçiyorlar. Göbeklitepe’deki son avcı toplayıcıları biliyorsunuz. Doğayı daha yakından tanıdıkları için büyük olasılıkla doğaya olan inançlarını, saygılarını göstermek için böyle büyük bir tapınağı yapıyorlar. Dünyanın ilk tapınağını yapanların, avcı-toplayıcı hayattan yarı yerleşik yaşama geçenlerin karşısına çıkan ilk ürün buğdaydır.” diye konuştu.

    “Beyaz ekmek kentlilik göstergesiydi.”

    Ekmeğin çeşitlerine göre bir statü sembolü olmasına da değinen Dr.Öğr.Üyesi Uhri, beyaz ekmek yemenin bir dönem için adeta prestij göstergesi olarak sunulduğunu, kentlilik göstergesi olarak görüldüğünü aktardı. Dr.Öğr.Üyesi Uhri, “O dönemler için un elde etmek oldukça masraflı. Dolayısıyla sadece zenginler yiyordu. Bugüne baktığımızda ise sağlık için tam buğday ununa yakın ekmek tüketmemiz gerekiyor.” şeklinde konuştu.

    “Gastronomi turistleri, normal turistten bir buçuk kat daha fazla harcıyor.”

    İKÇÜ Turizm Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Atilla Akbaba ise buğdayın arkeolojik ve gastronomik gelişimi ile ilgili araştırmalarıyla bilimsel dünyaya katkı sunan Dr.Öğr. Üyesi Uhri’ye teşekkür etti. Ülkemizin gastronomi açısından eşsiz zenginlerle sahip olduğunu kaydeden Dekan Prof.Dr. Akbaba, “Pişirme yöntemleri ve malzeme çeşitliliğiyle coğrafyamızın gastronomik zenginliği dünyaca kabul edilen bir gerçek. Bu turizmimiz açısından oldukça önemli bir değer. Yabancı turistlerin Türkiye'de tatil yapma motivasyonlarının başında, ülkemizin tarihi ve kültürel zenginlikleri ile ülkemizin binlerce yıllık geleneklerden beslenen mutfak kültürü ve zenginliği geliyor. Dünyanın bildiği bu zenginliği yeteri kadar kullanıyor muyuz? Yerel tat arayışındaki gastronomi turistlerinin, normal turistten bir buçuk kat daha fazla harcama yaptığını gösteren araştırmalar, bizim bu zenginliğimizi ülkemizin katma değerine katkı sunmak için daha fazla kullanmamız gerektiğini gösteriyor.” dedi.

    GÖBEKLİTEPE HAKKINDA

    İnşası günümüzden 12.000 yıl öncesine uzanan Göbekli Tepe tarihteki en eski ve en büyük ibadet merkezi olarak biliniyor. Göbeklitepe, Şanlıurfa'nın 15 kilometre kuzeydoğusundaki Örencik köyü yakınlarında, yaklaşık 300 metre çapında ve 15 metre yüksekliğinde geniş görüş alanına hâkim bir konumda yer alıyor.

    Bölgede yapılan araştırmalar ve elde edilen bulgular doğrultusunda önemli kültür bitkisi olan ve yüzlerce genetik varyasyonu bulunan buğdayın atasının ilk olarak Göbeklitepe eteklerinde yetiştiği ve Türk mutfağının 12.000 yıllık deneyimi ile buğday ve buğday ununu kullanıldığı ortaya çıktı.

  • DEVAMINI OKUYUN
    19 Gün Önce
    DİŞ HEKİMLİĞİ ÖĞRENCİLERİNİN BEYAZ ÖNLÜK HEYECANI

    Rektör Prof.Dr.Köse’den müjde:

    “Diş Hekimliği Fakültesi Hastanesi İçin İhaleye Çıkıyoruz.”

    İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi birinci sınıf öğrencileri için ‘Beyaz Önlük Giyme’ Töreni düzenlendi.

    Rektör Yardımcısı ve Diş Hekimliği Fakültesi Dekanı Prof.Dr.Dr.İrfan Karadede’nin ev sahipliğinde düzenlenen beyaz önlük giyme töreni, İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Rektörü Prof.Dr.Saffet Köse, Rektör Yardımcısı Prof.Dr.Turan Gökçe, Dekanlar, Ege Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Necdet Erdilek ile eski Dekanı Prof. Dr. Beyser Pişkin, İzmir Diş Hekimleri Oda Başkanı Dr. Murat Sütpideler ile gençlerin mutluluğuna ortak olmak isteyen ailelerinin katılımıyla gerçekleştirildi.

    Törenin başında öğrenciler adına bir teşekkür Sınıf Öğrenci Temsilcisi Sümeyra Aydoğan, ‘önce zarar verme’ ilkesiyle hekimlik sıfatına layık olmak için bir ömür boyu çalışacaklarının sözünü verdi. 

    “Diş Hekimliğinde saha fakültedir.” 

    Törende  genç meslektaşlarına seslenen Dekan Prof.Dr.Dr.İrfan Karadede ise diş hekimliği eğitiminin zorluğuna dikkat çekti. Gençlerin başarılarında hiç kuşkusuz ailelerin büyük payı olduğunu kaydederek ailelere teşekkür eden Prof.Dr.Dr.İrfan Karadede, “Bundan sonraki süreçte öğrencilerimiz bizlere emanet edildi. Bu süreçte hedef sadece teorik eğitim değildir. Birçok fakültede saha şantiyedir ya da sahadaki iş tecrübeleridir.  Diş Hekimliğinde ise saha fakültedir.  Çekirdek eğitim programının getirdiği yeterlilikler, yetkinlikler düzeyinde öğrencilerimiz mezun olur ve sahaya çıktığında bir muayenehanede hizmet verme, hastaları tek başına tedavi etme donanımında olur.” dedi.

    “URAP dünya sıralamasında ilk 200’de’yiz.”

    Hekim adaylarının eğitimleri esnasında el becerilerinin gelişerek, üç boyutlu düşünme kapasitelerinin artacağını söyleyen Prof.Dr.Dr. Karadede, İKÇÜ Diş Hekimliği’nin dünya sıralamasında yükselen başarısına da vurgu yaparak; “İKÇÜ Diş Hekimliği Fakültesi, URAP dünya sıralamasında ilk 200’de, Shangay sıralamasında ise ilk 300’de yer alıyor. Bizler yüksek puanlarla fakültemizi kazanan öğrencilerimizin mutluluğunu yaşarken, sizler de dünya sıralamasında ilk 200’de yer alan bir fakültede okumanın ayrıcalığını yaşayarak mezun olacaksınız. 5 yıl sonra mesleklerinde başarılı hekimler olacağınızdan hiçbir şüphemiz yok. “ diye konuştu.


    “Hekimlerin yükü arttı.”


    İzmir Diş Hekimleri Oda Başkanı Dr. Murat Sütpideler de genç hekim adaylarını kutlayarak başladığı konuşmasında, kamuda diş hekimliği istihdamının son yıllarda arttığını söyledi.İstihdam rakamları artarken koruyucu önleyici hizmetlerin yerine tedavi edici ve döner sermaye gelirlerini arttırıcı uygulamaların öncelendiğini vurgulayan Dr. Murat Sütpideler, “Bu nedenle de hekimlerimizin yükü arttı. Öte yandan 2005 yılında 15 olan diş hekimliği fakülte sayısı 2018 yılında 86’ya ulaştı ve şu an 60’ın da eğitim veriliyor. 2016 yılı sonunda 29417 diş hekimi vardı ve bir hekime 2713 hasta düşmekteydi. Diş hekimi sayısı 2025 yılında bu hesaplamalarla 64 bine ulaşacak ve Bir hekime 1338 hasta düşüyor olacak. Bu AB normlarının altında bir değerdir. Bu nedenle bu oranların dikkate alınması ve 2019 yılından itibaren kontenjanların düşürülmesi gerekir.” dedi.  


    İKÇÜ’ye Modern Diş Hekimliği Fakültesi Hastanesi…


    Rektör Prof.Dr. Köse, URAP verilerini hatırlatarak başladığı konuşmasında, İKÇÜ’nün 2010 yılından sonra kurulan üniversiteler arasında üçüncü sırada yer aldığını kaydetti. 

    Aydınlıkevler Yerleşkesindeki diş hekimliği fakültesi hastanesinde eğitimlerine devam eden öğrencilere  müjde veren Rektör Prof. Dr. Köse, Çiğli Ana Kampüsü içerisinde açılacak diş hekimliği fakültesi hastanesi için yıl sonunda  ihaleye çıkılacağını söyledi.
    Prof. Dr. Köse, “Çiğli Ana Kampüs içerisinde hastaların kolaylıkla ulaşabileceği, yaklaşık 30 bin metrekare büyüklüğünde, 300 diş ünitini yer alacağı modern bir diş hekimliği fakültesi için  yıl sonu ihaleye çıkılacak olup 2 yılda bitirilmesi planlanıyor.” dedi.

    “Bilimsel gelişmeleri takip ediniz.”


    Hekim adaylarına tavsiyelerde bulunan Prof. Dr. Köse, bilim dünyasındaki gelişmeleri takip etmenin kendilerini geliştirme noktasında oldukça önemli olduğuna vurgu yaptı.
    Prof. Dr. Köse, “Öğrencilerimizden beklentimiz, iyi yetişmeleri ve alanlarını çok iyi takip etmeleridir. Çok dinamik bir alana sahipsiniz. Bilimsel dünyadaki baş döndürücü gelişmeleri yakından takip etmelisiniz.  Bunun yanında bir de meslek ahlakına sahip ve bu ilkeleri içselleştirerek çalışmalısınız.” diye konuştu.

    Her şeyin arttıkça değerinin azalacağı, bunun dışında kalan tek şeyin ise akıl olduğu, akıl arttıkça değerinin artacağı ile ilgili vecizeyi hatırlatan Prof. Dr. Köse,  akla değer katan da onun kişiyi geliştirecek şekilde kullanılması olduğuna işaret ederek; “86 Diş Hekimliği Fakültemizin olması sevindirici bir gelişme. Bu hizmet alanların genişlemesi açısından çok önemli. Ama bundan daha önemlisi kalite. Çokluk içinde sizi farklı kılacak olan da bahsettiğim gibi meslek hayatında bilimsel gelişmeleri yakından takip etmek ve meslek ahlakına sahip olmaktır. Hem bu alanda bir dinamik süreç içinde olmanızı hem de ahlaki ilkelerin yön verdiği iyi bir meslek hayatı diliyorum.” şeklinde sözlerini tamamladı.


    Bölümlerine birincilikle yerleşen öğrencilere teşekkür belgesi takdiminin ardından, Sanat ve Tasarım Fakültesi Müzik Bölümü Öğretim Görevlisi Mücahit Yalçın Öztüfekçi’nin sunduğu müzik dinletisi beğeniyle takip edildi. Tören, beyaz önlük mutluluğu taşıyan 150 öğrencinin, mesleki eğitime adımının sembolü olan Diş Hekimliği Andını okumasıyla son buldu.

  • DEVAMINI OKUYUN
    25 Gün Önce
    AHMET YESEVİ ÜNİVERSİTESİ İKÇÜ DAYANIŞMASI

    Ahmet Yesevi Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Prof. Dr. Musa Yıldız, Rektörümüz Sayın Prof. Dr. Saffet Köse'yi makamında ziyaret etti.

    Ziyarette, iki üniversite arasında yapılacak iş birlikleri adına bir protokol imzalandı.

  • DEVAMINI OKUYUN
    26 Gün Önce
    Üniversitelerde Etkili Yönetim için ‘İç Kontrol ve Risk Yönetimi’

    Üniversitelerde Etkili Yönetim için ‘İç Kontrol ve Risk Yönetimi

    Kamu İç Kontrol Standartlarına Uyum Eylem Planı kapsamında, "Üst yönetime iç kontrol brifingi düzenlenmesi"  maddesince,  İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi üst yöneticilerine  “Üniversitelerde Etkili Yönetim İçin İç Kontrol ve Risk Yönetimi” başlıklı bir brifing verildi.

    İnternal Control Instute (ICI-İç Kontrol Enstitüsü) Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Bertan Kaya tarafından, iç kontrolün sahadaki sonuçları ve kazanımlarına ilişkin sunum gerçekleştirildi.

    Toplantıya Rektör Prof.Dr. Saffet Köse, Rektör Yardımcıları Prof.Dr. Turan Gökçe, Prof.Dr. Adnan Kaya, Rektör Danışmanı ve Sanat ve Tasarım Fakültesi Dekanı Prof.Dr. Fikri Salman, Genel Sekreter V. Nurettin Memur, Genel Sekreter Yardımcısı Muhammed Enes Uzun, Strateji Geliştirme Daire Başkanı Erkan Küçükkılınç ile ilgili idari personel katıldı.

    Sunum da güncel gelişmeler, stratejik yönetim, iç kontrol ve risk yönetiminin üniversitelerde etkili yönetime katkısı ve sağlayacağı faydalara değinilerek; kurumsal performansın arttırılmasında iç kontrol ve risk yönetimi sistemlerinin işleyişi aktarıldı.

    İç kontrolün kuruma yaptığı katkılar, 

    • Üniversite genelinde görev ve sorumlulukları netleştirir.
    • İş akışlarını ve iş yapışı standardize eder, uygulamaları yeknesaklaştırır.
    • Üst yönetimin kurum performansını izlemesini ve düşük performansın nedenlerini sorgulamasını sağlar.
    • Üniversiteyi dış denetime hazır kılar, hesap verebilirliği güçlendirir.
    • Yeni yönetici ve personelin adaptasyon ve verim alınabilme süresini kısaltır.
    • Kurumsallaşma ve kurumsal yönetimi güçlendirir.
    • Risklerin, kayıp gerçekleşmeden yönetilmesini sağlar.

    başlıklarıyla ele alındı.

     

  • DEVAMINI OKUYUN
    26 Gün Önce
    ÖRNEK PROTOKOLDE İKÇÜ DE VAR

    ÖRNEK PROTOKOLDE İKÇÜ DE VAR

    Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO), üniversite ve sanayi iş birliğini günümüz teknolojik koşullarının gerektirdiği düzeye çıkarmak amacıyla Üniversite-Sanayi İş Birliği Koordinasyon Kurulu (ÜSKK) protokolünü yeniledi. Her yıl yeni eğitim-öğretim yılında EBSO ile İzmir'deki 8 üniversite arasındaki ilişki alanlarının genişletilmesine, gerçekleştirilecek ortak çalışmaların somut ve sürdürülebilir bir temele oturtulmasına ve üniversite sanayi iş birliği ekosisteminin iyileştirilmesine olanak sağlayacak protokol geniş katılımla imzalandı.

    EBSO'da düzenlenen ÜSKK Başkanı ve EBSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı İbrahim Gökçüoğlu’nun ev sahipliğinde yapılan törene, Ege Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Necdet Budak, İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Saffet Köse, İzmir Demokrasi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Bedriye Tunçsiper ile akademisyenler katıldı.

    Törende konuşan İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Saffet Köse, üniversite-sanayi arasında yapılan böyle önemli protokollere her zaman destek olduklarını söyledi. Prof.Dr. Köse, İKÇÜ olarak üretilen bilginin pratikte değer kazanması ve teknolojiye dönüşmesi için sanayiciyle yapılan iş birlikleri içinde olmayı arzuladıklarını kaydetti. Prof.Dr.Köse, sanayicinin ihtiyaç duyduğu nitelikli elemanları karşılamak üzere şimdiden planlamaları yaptıklarını söyleyerek bu birlikteliğin planlarına ivme kazandıracağını sözlerine ekledi.

  • DEVAMINI OKUYUN
    28 Gün Önce
    PROF.DR. KÖSE 2020-2024 DÖNEMİ STRATEJİK PLANLAMA ÇALIŞMALARINI BAŞLATTI

    PROF.DR. KÖSE 2020-2024 DÖNEMİ STRATEJİK PLANLAMA ÇALIŞMALARINI BAŞLATTI

    İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Saffet Köse, 2020-2024 dönemi stratejik planlama çalışmalarının başladığını duyurdu.

    Başkanlığını yürüttüğü Strateji Geliştirme Kurulu’nda süreçle ilgili kararların alınarak hızla çalışmalara başlandığını söyleyen Prof. Dr. Köse,  yönetim kalitesini ve kurumsal itibarı artırarak İKÇÜ’yü daha ileri taşıyacaklarını belirtti.

    İKÇÜ’nün faaliyetlerini strateji ve politikalar çerçevesinde ortak bir amaca yönlendirmek üzere “Stratejik Yönetim” anlayışını benimsendiğini kaydeden Prof. Dr. Köse, “İKÇÜ Ailesinin tüm fertlerinin katkı ve katılımlarıyla üniversitemizin geleceğini birlikte şekillendireceğiz. 2020-2024 dönemi stratejik planlama sürecinin sahibi olarak, üniversitemizin gelecek tasarımını ortaya koyacak ve “sahiplenme ve katılımcılık” ilkeleri çerçevesinde, farklı görevlere ve donanımlara sahip birçok kişiyi bir araya getirecek olan bu süreçte tüm birim yöneticilerinin, tüm personelimizin ve değerli tüm paydaşlarımızın katkı ve katılımları bekliyorum.” dedi.

    Bilimsel yöntemlere dayalı analizler ışığında başlayan 2020-2024 Dönemi Stratejik Planı sürecinin şeffaf biçimde takip edilebileceğini ifade eden Prof. Dr. Köse, bu amaçla bir web alanının da oluşturulduğunu vurguladı. Prof. Dr. Köse, “Hazırlık sürecini tüm paydaşlarımızla şeffaf biçimde yürütmek ve paylaşmak adına bir web sayfası hazırlanmıştır. İlgili sayfaya, http://stratejikplan.ikc.edu.tr/ linkinden ulaşılabilir. Yeni planımız katılımcılık temelinde yükselirken iç ve dış tüm paydaşlarımızın ilgilerini ve katkılarını bekliyoruz.” şeklinde konuştu.

     

  • İKÇÜ AKADEMİK YILI AÇILIŞINI BAKAN KURUM YAPTI

    İKÇÜ AKADEMİK YILI AÇILIŞINI BAKAN KURUM YAPTI

    İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi 2018 - 2019 akademik yılı, Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum’un katılımıyla açıldı.

    İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi 2018-2019 akademik yılı açılışı, Cumhuriyet Meydanı’ndaki Atatürk Anıtı’na çelenk konulması ile başladı. Ana Yerleşkede gerçekleştirilen resmi tören ise Rektör Prof.Dr. Saffet Köse’nin ev sahipliğinde Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum’un katılımıyla gerçekleştirildi.

    Açılış törenine, İzmir Milletvekili Necip Nasır, İzmir Valisi Erol Ayyıldız, İzmir Eski Milletvekilleri Necip Kalkan, Kerem Ali Sürekli, İzmir Demokrasi Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Bedriye Tunçsiper, Çiğli 2.Ana Jet Üs Komutanı Tümgeneral Rafet Dalkıran, Çiğli Kaymakamı Kaya Çıtak, Menemen Kaymakamı Mustafa Özkaynak, AK Parti İzmir İl Başkanı Aydın Şengül, İzmir il protokolünden üst düzey temsilciler, STK Temsilcileri, Rektör Yardımcıları, Dekanlar, akademisyenler, idari personel ile çok sayıda öğrenci katıldı.

    “Başarılarla devam ediyoruz.”

     İKÇÜ Rektörü Prof. Dr. Saffet Köse, ‘Üniversiteler Şehri İzmir Konsepti’ teması başlığındaki konuşmasında 2010 yılında İzmir’in 4. devlet üniversitesi olarak kurulan, 13 Fakülte ile planlanmış olan İKÇÜ’nün öncelikle “araştırma üniversitesi” olmayı hedeflediğini söyledi.

     İKÇÜ’nün gururlandıran başarılara imza attığını kaydeden Rektör Prof.Dr. Saffet Köse, Üniversitemiz devlet üniversitelerinde öğretim elemanına düşen yayın sayısı sıralamasında 2016 yılında 24.'üncü sırada iken 2017 yılında 107 devlet üniversitesi arasında 11.'inci sıraya yükselmiştir. Üniversitemiz 2018-2019 Akademik yılında, 2000 yılından sonra kurulan üniversiteler genel sıralamasında 86 üniversite arasında 3. sırayı alarak büyük bir başarıya daha imza atmıştır. Üniversitemiz Bilimsel Araştırma çalışmalarına çok önem vermektedir. Üniversitemizin kurulduğu 2010 yılından itibaren yapılan Bilimsel Araştırma Projeleri nin 317’si tamamlanmış olup 215 proje ise devam etmektedir. TÜBİTAK kapsamında tamamlanan 33 proje ile hâlihazırda devam eden 45 projemiz vardır. Üniversitemizde İZKA kapsamında 4 adet proje,  Santez kapsamında 3 adet proje, Güney Kore Dgist kapsamında 2 adet proje tamamlanmıştır ve Horizon 2020 1 adet, AB İngiltere 1 adet, NATO SPS 1 adet projemiz devam etmektedir.” dedi.

    “Endüstrinin yerli dijital dönüşümüne katkı verecek yetkinlikteyiz.”

    Yaklaşık 600 firmanın olduğu bir bölgenin (AOSB) merkezindeki bir üniversite olarak çok önemli bir misyon üstlendiklerini kaydeden Prof. Dr. Saffet Köse, “Günümüzde Dijitalleşme ve Endüstri 4.0 yaklaşımıyla birlikte bölgemizdeki şirketlerin akıllı üretim/yönetim aşamasına geçişte, üniversitemizin merkezi bir rol oynayacağı görülmektedir. Bu noktadan hareketle Üniversitemizin de katkısıyla, İzmir’ de, İzmir Ticaret Odası, üniversiteler ve özel sektör ile bir yerli dijital dönüşüm platformu oluşturulması konusunda fikir birliğine varılmıştır. İzmir’deki ekosistem paydaşları arasında işletmelerin dijitalleşme sürecinde acil ihtiyaçlarının tespit edilmesiyle birlikte üniversitemizde bu alana yönelik Nitelikli iş gücü ve istihdam için eğitim stratejilerinin belirlenmesi konusunda çalışmalar yürütülmektedir. Büyük Veri (Big Data), Bulut Teknolojileri, Siber Güvenlik, Akıllı Robotlar, Simülasyon  gibi teknolojilerin uygulanabilmesi için gerekli olan Yapay Zeka – Akıllı Öğrenen Sistemler, Algılama Sistemleri,  Bilgisayarla Görme, Tasarım, İmalat, Enerji, Tedarik ve Değer Zinciri Yönetimi, Teknoloji ve İnovasyon Yönetimi, Sosyal ve Beşeri Bilimler alanlarında İzmir Katip Çelebi Üniversitesi, endüstrinin yerli dijital dönüşümüne katkı verecek yetkinlikte, akademik uzman alt yapısına sahiptir.” diye konuştu.

    “TS13298 belgesini alan ilk kamu kuruluşuyuz.”

     Rektör Prof.Dr. Köse, tamamen İKÇÜ imkânlarıyla geliştirilen Üniversite Bilgi Yönetim Sistemini kullanan 5 üniversite olduğunu, 300.000 kullanıcıya başarıyla hizmet verildiğini aktardı. Prof.Dr. Köse, “İçerisinde bulunan Elektronik Belge Yönetim sistemi ile İKÇÜ, 2014 yılında TS13298 belgesini alan ilk kamu kuruluşu olmuştur. Haziran 2018 tarihinde TS13298 standardı kapsamında Elektronik Belge Yönetim sistemimiz yıllık denetimden geçmiş ve yeni belgesini almıştır. Cumhuriyetimizin banisi Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün gösterdiği muasır medeniyetler seviyesinin üzerine çıkma hedefi doğrultusunda İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi hazırladığı Ar-Ge Stratejisi ile halen yürütülmekte olan bilimsel araştırmaların odağını daha da arttırarak, mevcut ve gelecek çalışmalara disiplinler arası nitelik kazandırmak için çalışmaktadır” dedi.

    'Bakan Kurum, Sıfır Atık Projesi' hakkında detay verdi…

    Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum ise İKÇÜ’nün kuruluşundan bu yana gösterdiği ivmeyi takdirle takip ettiklerini söyledi. Çevre sorunlarına dikkat çekerek başladığı konuşmasında denize atık bırakanlara verilen cezanın 5 kat arttırılacağını açıklayan Bakan Kurum,  ücretli hale gelecek olan poşetler için de şunları söyledi: “Atığın miktarımızı artırdığımız sürece istediğimiz kadar düzenli depolama tesisi yapalım, artık atmamayı da öğrenmeliyiz. Sıfır atık projesi önem arz ediyor. Yönetmelik çıkarıyoruz. Kamu ve kuruluşlarında zorunlu hale gelecek. 2017’de başladığımız ve yıllık 2,5 milyon tasarruf sağlanan projede 2023’de yıllık 20 milyar tasarruf sağlanacak. Bunda plastik poşetlerin ücretlendirilmesi de var. Yıllık yaklaşık 35 milyar lira poşet tüketiyoruz. Gittiğimizde markette 3-5 poşet alıyoruz. Kişi başı poşet kullanım miktar 440 adet. 2050’de denize atılan plastiklerin sayısı denizde yaşayan balıkların sayısından fazla olacak diye beklenti var. Denizlerde balık değil plastik yüzecek. Bir plastik poşet 100 yılda doğaya karışıyor. Plastik poşetin bertaraf edilmesi, üretiminden daha zor. Biz bu plastik poşetin kullanımı azaltmak zorundayız. Ocak ayında yürürlüğe girecek düzenlemede 2019 yılında adeti düşüreceğiz ve 2025 yılında 90 adete düşmüş olacak. İnşallah bu kullanımı 40’a düşürerek yüzde 90 tasarruf sağlamayı düşünüyoruz. Yine çöplerimizi atıp şehirlere zarar vermemek için depozito uygulaması getiriyoruz. Bunların da toplanması için depozito uygulaması getireceğiz. Eskiden pazara file ile giderdik, bez çantalarla giderdik. Dolayısıyla böyle poşet kullanma alışkanlığımız yoktu. İnşallah poşete getireceğimiz ücretlendirme ve depozito uygulaması ile atıkların daha az olması için düzenleme yapacağız.”

    "Şehirler kimliklerini kaybediyor."

     Ülkemizin deprem bölgesi olduğunu belirten Bakan Kurum, bugüne kadar yaklaşık 86 bin insanın depremlerde hayatlarını kaybettiğini söyledi. Bakan Kurum, şöyle devam etti:

    "Bugün bakıyoruz ki 5,5 milyon konutun yenilenmesi gerekiyor. 2030 yılında bunun 7,5 milyona varması bekleniyor. 2012’de çıkarılan yasa ile yaklaşık 580 bin konutun yenilenmesini gerçekleştirdik. Bu kentsel dönüşümü de şehirlerin mimarisine, kültürüne uygun yapmamız gerekiyor. Ay sonuna kadar bu stratejiyi açıklayıp değer esaslı emsal artışını mümkün olduğunca az yapacak şekilde, mevcut imar planlarında 7-8 katı geçmeyecek, yeni yapılacak alanlar da 4-5 katı geçmeyecek planlama ve dönüşümler yapmak istiyoruz. Bu dönüşümlerde bizim kültürümüzü yansıtacak mimarı projeler de çıkarmamız gerekiyor. Bizim bir tarzımız, kültürümüz, mimari kimliğimiz yok. Şehirler kimliklerini kaybediyor. Hocalarımıza çok iş düşüyor. Mimarimizi yansıtacak, gelecek nesillere Mimar Sinanlar gibi yansıtacağımızı projeler gerekiyor. Kentsel dönüşümle ilgili yapacağımız projeler önem arz ediyor. Stratejik planlama ile artık yeni planlanacak alanlarda bisiklet yolu, yürüyüş yolu bırakma zorunluluğu getiriyoruz. Otoparkla ilgili de düzenleme yaptık. Büyükşehirlerde, şehir merkezlerindeki trafik yoğunluğunu çözmek adına kamu alanlarından, yeşil alanlarda, meydan altı otopark yapabilmenin önünü açtık. Her daireye bir otopark zorunluğu getirdik. Toplu ulaşım alanlarında toplu otopark zorunluluğu getirdik. İnsanlar aracı bırakıp toplu ulaşımla işine alışverişe gidebilecek."

    “Açılmayan İZBAN durağının yol açtığı ulaşım sorunlarımız devam ediyor.”

    Öğrenci Konseyi Başkanı Enes Hoyladı ise akademik yıl açılışında öğrenciler adına konuşma yaptı. İKÇÜ’ye mensup olmaktan duyduğu paylaştıklarını belirten Hoyladı, öğrenciler olarak Çiğli’de gözlemledikleri sorunları da dile getirdi. Hoyladı, “Hala vahşi depolama yöntemiyle yakınımızda bulunan Harmandalı Çöplüğünün yol açtığı hava kirliliği, her yönüyle müsait olduğu için kararlaştırılan ama açılmayan İZBAN durağının yol açtığı ulaşım sorunlarımız devam etmektedir.  Ayrıca kampüsümüzün 7-24 yaşanabilir bir kampüs haline dönüşmesi için ihtiyaç duyulan imkânlar ve sosyal donatıları da belirtmek isteriz.” dedi.

    Törende, Klasik Kemençe Cenap Başoğul, Ege Üniversitesi Devlet Türk Musikisi Konservatuarından; Neyde Kaşif Demiröz, Viyolonselde Seher Erkan ve Kanunda Doktor Öğretim Üyesi Halil Altınköprü, Bendirde İKÇÜ Turizm Fakültesi Rekreasyon Bölümünden Doktor Öğretim Üyesi Serkan Çelik, Tanburda Sanat ve Tasarım Fakültesi Müzik Bölümünden Araştırma Görevlisi Cem Çırak,  Sanat ve Tasarım Fakültesi Müzik Bölümü Öğretim Görevlisi Mücahit Yalçın Öztüfekçi’nin sunduğu müzik dinletisi beğeniyle takip edildi.

     Akademik yılı açılışı, akademik biniş giydirme töreni ve başarılı öğrencilere hediye takdimi ile son buldu.

     

    Haberin videosu için tıklayınız

     

    Doçent kadrosundan Profesör kadrosuna yükselen öğretim üyelerimiz

    Diş Hekimliği Fakültesinden Prof.Dr. Esra Uzer Çelik, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesinden; Prof. Dr.   Kerem Batır, Prof. Dr. Levent Bekir Kıdak, Prof. Dr. Nezih Metin Özmutaf, İslami İlimler Fakültesinden Prof.Dr.İbrahim Kutluay, Mühendislik ve Mimarlık Fakültesinden, Prof.Dr.Şerafettin Demiç, Prof.Dr.  Özşen Çorumluoğlu, Sağlık Bilimleri Fakültesinden; Prof.Dr.  Hatice Yıldırım Sarı, Prof. Dr. Yasemin Tokem, Sanat ve Tasarım Fakültesinden Prof.Dr.  Fikri Salman, Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesinden; Prof.Dr.  Bülent Sönmez, Prof.Dr. Özer Küpeli, Prof.Dr. Harun Ürer, Prof.Dr.  Aydın Işık, Prof.Dr. Cahit Telci, Su Ürünleri Fakültesinden Prof.Dr. Ramazan Serezli, Tıp Fakültesinden; Prof. Dr. Erhan Sönmez, Prof.Dr.Kurtuluş Öngel, Prof.Dr. Nihal Olgaç Dündar, Prof.Dr. Dilek Yılmaz Çiftdoğan, Prof.Dr. Ahmet Alacacıoğlu, Prof.Dr. Cemal Kazımoğlu, Prof.Dr.İzzetiye Ebru Çakır, Turizm Fakültesinden Prof.Dr.Zafer Öter

    Doktor Öğretim Üyesi kadrosundan Doçent kadrosuna yükselen öğretim üyelerimiz

    Eczacılık Fakültesinden; Doç.Dr.  Seda Nur Topkaya Çetin, Doç.Dr.  Sinem Ezgi Turunç, Doç.Dr.  Zeynep Şenyiğit, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesinden; Doç.Dr. Özge Karaege, Doç.Dr. Sedef Eylemer, Doç.Dr.  Zehra Nuray Nişancı, Doç.Dr.  Evrim Mayatürk Akyol, İslami İlimler Fakültesinden Doç.Dr.  Mehmet Dirik, Mühendislik ve Mimarlık Fakültesinden; Doç.Dr.Hasan Karakul, Doç.Dr.  Mustafa Can, Doç.Dr. Gökçen Bombar, Doç.Dr.  Levent Çetin, Doç.Dr.Savaş Şahin, Doç.Dr. Mücahit Sütçü, Doç.Dr. Femin Yalçın, Sağlık Bilimleri Fakültesinden Doç.Dr.  Gülşah Kaner, Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesinden; Doç.Dr. İlker Erdoğan, Doç.Dr.  Elif Korap Özel, Doç.Dr. Fatma Akkuş Yiğit, Doç.Dr. Devrim Özkan, Doç.Dr. Mikail Acıpınar, Tıp Fakültesinden; Doç.Dr.  Salih Gözmen, Doç.Dr. Pınar Gençpınar, Doç.Dr. Mehmet Yekta Öncel, Doç.Dr. İlker Şengül, Doç.Dr. Melih Kaan Sözmen, Doç.Dr. Yüksel Beşir, Doç.Dr. Nihan Kahya Eren, Doç.Dr. Mustafa Soyöz, Turizm Fakültesinden; Doç.Dr. Melike Yılmazer

    Araştırma Görevlisi ve Öğretim Görevlisi kadrosundan Doktor Öğretim Üyesi kadrosuna atanan öğretim üyelerimiz

    Mühendislik Fakültesinden; Doktor Öğretim Üyesi Erman Ülker, Sağlık Bilimleri Fakültesinden; Doktor Öğretim Üyesi Turan Kahraman, Doktor Öğretim Üyesi Deniz Bayraktar, Doktor Öğretim Üyesi Deniz Şanlı, Doktor Öğretim Üyesi Derya Uzelli Yılmaz, Doktor Öğretim Üyesi Berna Nilgün Özgürsoy Uran, Tıp Fakültesinden Doktor Öğretim Üyesi Mümin Alper Erdoğan

     

    İKÇÜ’ye bölüm bazında en yüksek puanla yerleşen öğrenciler

     

    Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesi

    Psikoloji Bölümü Öğrencisi Nisa Akgülü

    Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü Öğrencisi Begüm Canel

    Sosyoloji Bölümü Öğrencisi Sevcan Demir

    Türk İslam Arkeolojisi Bölümü Öğrencisi Şerife Dereli

    Medya ve İletişim Bölümü Öğrencisi Elife Afşar

    Tarih Bölümü Öğrencisi Elif Tekeli

    Felsefe Bölümü Öğrencisi Erkan Altuner

    Coğrafya Bölümü Öğrencisi Savaş Peker

     

    Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi

     

    Biyomedikal Mühendisliği Bölümü Öğrencisi Nurhan Turan

    Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölümü Öğrencisi Halime Özge Kabak

    Harita Mühendisliği Bölümü Öğrencisi İbrahim Cem Bozkurt

    İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğrencisi Bünyamin Tağu

    Makine Mühendisliği Bölümü Öğrencisi Aytaç Ürken

    Malzeme Bilimi Mühendisliği Bölümü Öğrencisi Güney Cem Gülbağ

    Mekatronik Mühendisliği Bölümü Öğrencisi Hande Nur Uygun

    Petrol Ve Doğalgaz Mühendisliği Bölümü Öğrencisi Kerem Kunur

     

    Diş Hekimliği Fakültesi İngilizce Programı Öğrencisi Deniz Güneytepe ve Türkçe Programı Öğrencisi Kudret İlayda Ateşoğlu

     

    Eczacılık Fakültesi Öğrencisi Yusuf Polat

     

    İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi

    İşletme Bölümü Öğrencisi Engin Çavdur

    Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğrencisi Şeymanur Albayrak

    Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü Öğrencisi Aleyna İlay

    İktisat Bölümü Öğrencisi Cansu Çakır

    Maliye Bölümü Öğrencisi Hacer İlayda Eren

    Sağlık Yönetimi Öğrencisi Tuğçe Özder

    İslami İlimler Fakültesi Öğrencisi Abdülkadir Akyol

     

    Orman Fakültesi Öğrencisi Buket Fidan

     

    Sağlık Bilimleri Fakültesi

    Beslenme ve Diyetetik Bölümü Öğrencisi Ece Kurtuldu

    Hemşirelik Bölümü Öğrencisi Merve Şen,

    Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölümü Öğrencisi Onur Osman Akarca

     

    Su Ürünleri Fakültesi Öğrencisi İbrahim Yarar,

     

    Tıp Fakültesi Öğrencisi Cemile Yalman

     

    Turizm Fakültesi

    Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü Öğrencisi Yiğit Tığ

    Turizm İşletmeciliği Bölümü Öğrencisi Can Kuzum

    Turizm Rehberliği Bölümü Öğrencisi Tayfun Mert Kasal

     

    Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu

    Fizyoterapi Bölümü Öğrencisi Leyla Tekin

    Ağız Diş Sağlığı Bölümü Öğrencisi Veysel Savcı

    İlk ve Acil Yardım Bölümü Öğrencisi Ayşegül Güzel

    Yaşlı Bakımı Bölümü Öğrencisi Leyla Selçuk

  • İKÇÜ’de ‘Osmanlı Akdeniz’i’ tartışıldı

    İKÇÜ’de ‘Osmanlı Akdeniz’i’ tartışıldı

    Türkiye’de ve Dünyada Osmanlı Deniz tarihçiliğinin önde gelen ismi Prof. Dr. İdris Bostan “Osmanlı Akdeniz’i Nasıl Anlaşılmalı?” başlıklı konferansıyla İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi’nin konuğu oldu.

    Tarih ve Kültür Topluluğu öğrencilerinin düzenlediği konferansa, Rektör Yardımcısı ve Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesi Dekanı Prof.Dr. Turan Gökçe’nin yanı sıra çok sayıda akademisyen ve öğrenci katıldı.

    Konferansın başında kısa bir konuşma yapan Prof. Dr. Gökçe, denizcilik tarihimizin dünyaca tanınan tarihçisini, İKÇÜ’de ağırlamaktan duyduğu memnuniyeti ifade etti. Prof. Dr. Turan Gökçe, “Üniversiteler sadece kendi akademik kadrolarıyla sınırlı kalarak öğrencilerini geliştiremez. Bu sebeple alanında ciddi eserler veren bilim adamlarını öğrencilerimizle buluşturmak son derecede önem taşımaktadır. Prof. Dr. İdris Bostan gibi değerli bilim adamlarımızı üniversitelerimize davet etmeli, onların eşsiz bilgi dağarcığından feyz almalıyız. Öğrencilerimizi bu güzel etkinliği düzenledikleri için tebrik ediyorum” dedi.

    Osmanlı Akdeniz’i

    Prof. Dr. Bostan konu hakkında yıllar süren çalışmaları neticesinde bir “Osmanlı Akdeniz’i” gerçeğinin mutlaka kabul edilmesi gerektiğini vurgulayarak; “Kuzey Afrika’dan Suriye kıyıları, Anadolu’dan Adriyatik kıyılarına kadar uzanan geniş bir coğrafyada sağlanan Akdeniz hâkimiyeti bu kavramın gerçekliğine işaret etmektedir.” dedi.

    Fatih Sultan Mehmed’in en önemli gayesi

    Osmanlıların denizlerdeki varlığını 14.yüzyıldan sonra geliştirdiği politikalarla sağlamlaştırdığını vurgulayan Prof. Dr. İdris Bostan, İstanbul’un Fethi’nin bunda çok önemli bir rol oynadığını kaydetti.  Fatih Sultan Mehmed’in denizcilik politikasının Osmanlıları denizlerde büyük bir güç haline getirdiğini söyleyen Prof. Dr. Bostan, “Karadeniz’in bir iç deniz haline büründürülerek Akdeniz’den gelecek tehditlere karşı korunaklı hale getirilmesi, imparatorluğun çok önem verdiği amaçlarından biri oldu. Bu durum, zihin dünyasını tarih ve coğrafya merakıyla geliştirmiş olan Fatih Sultan Mehmed’in bir başarısı idi. Fatih Sultan Mehmed’in bu amaçla çıkardığı fermanlar tarihçiler tarafından bilinmektedir. 1475 yılında Gelibolu’da 100 geminin hazır bulunması, Osmanlı fetihlerinin istikametini göstermesi açısından önemlidir.” diye konuştu.

    “İmparatorluğun en az 400 yıllık felsefesi bunun üzerine kuruluydu”

    İstanbul’un Fethinde Osmanlı donanmasına verilen önemin tesirinin görüldüğünü kaydeden Prof. Dr. Bostan, daha fetihten önce denizden gelecek düşman unsurlarına karşı önlemlerin alındığını belirtti. Prof. Dr. Bostan, “İstanbul Boğazına bakıyorsunuz, Anadolu Hisarı vardı. Fetih öncesinde Rumeli Hisarı da yapıldı. Fatih’in gerekçesi çok belliydi, Karadeniz’den gelecek tüm yabancı gemileri kontrol altına almaktı. Bu, Yıldırım Bayezid’in projesiydi aslında. Fatih, Çanakkale’nin girişine Kilitbahir ile Kale-i Sultaniye’yi yaptırdı. Söz konusu askeri hazırlıklar, Akdeniz’den gelecek tüm düşman tehditlerini daha Çanakkale’de karşılamak içindi. İmparatorluğun en az 400 yıl bütün felsefesi bunun üzerine kuruluydu”. Aynı politika yalnızca Karadeniz için değil Akdeniz ve Kızıldeniz için de geçerli idi. Kızıldeniz’deki Osmanlı denizcilerinin henüz Memluklar döneminde bile faaliyette bulunduğuna şahit olmaktayız. “Fatih’in bu anlayışı çerçevesinde Osmanlıların denizleri kontrollerinde tutmak için verdikleri mücadele ve gayret yüzyıllarca sürdü” dedi.

    “Donanmanın başarısı imparatorluğu güçlendirdi.”

    Türk denizcilik tarihinin Osmanlı tarihçiliği içerisindeki konumunu vurgulayan Prof. Dr. Bostan,  denizlerdeki gelişmelerin karadaki genişlemeye büyük katkısı olduğunu vurguladı,  Prof. Dr. İdris Bostan, Osmanlı Devletinde donanmaya verilen önemi çeşitli örneklerle aktardı.

    “Koca Sinan Paşa’nın III. Murad’a sunduğu telhisinde, padişahım bu deniz işleri çok mühimdir. Siz hazinenin bütün imkânlarını seferber etseniz, bir donanmayı inşa etmek için en az 7-8 ay gerekir. Hâlbuki kara seferi kolaydır. Bir ferman buyurursunuz, atına binen yola koyulur, der. III. Murad cevaben, elzem olmayan harcamaların bir kenara bırakılarak tersane masraflarının karşılanmasını emreder. Osmanlı İmparatorluğu karada fetihlerle sınırlarını genişletiyordu. Bunda hiç şüphe yoktur. Ama diğer taraftan denizlerde de büyüyordu. Nitekim denizlerde geriledikçe karada da geriledi. Osmanlı donanmasının gücü ve deniz politikalarının etkisi, onu 16. yüzyılın başlarından itibaren Akdeniz dünyasının en önemli devleti konumuna getirdi” şeklinde konuştu.

    Prof. Dr. Bostan, son yıllarda denizcilik tarihi alanında yapılan çalışmaların sayısının artış gösterdiğini ancak bu alanda daha yapılacak çok şeylerin olduğunu vurgulayarak konuşmasını sonlandırdı.

  • İKÇÜ - GÖZTEPE İŞ BİRLİĞİ YAPACAK

    İKÇÜ - GÖZTEPE İŞ BİRLİĞİ YAPACAK

    Göztepe Spor Kulübü Başkanı Mehmet Sepil ile yönetim kurulu üyeleri Rektör Prof.Dr.Saffet Köse’yi makamında ziyaret etti. Görüşmede iki kurum arasında yapılması için ön görülen iş birlikleri masaya yatırıldı.

    Görüşmede, Rektör yardımcıları Prof.Dr.Turan Gökçe, Prof.Dr.Adnan Kaya, Genel Sekreter V. Nurettin Memur da hazır bulundu.

    Ziyaret ile ilgili bilgi veren Rektör Prof.Dr. Saffet Köse, Göztepe Spor Kulübü ile sporcu sağlığı ve eğitimi branşlarında iş birliği yapılması ile ilgili fikir birliğine varıldığını söyledi. Prof.Dr.Köse, “Ülkemizin spor alanındaki gelişmelerine katkı sağlamak için birlikte gayret göstereceğiz. Bu gayretin ilk adımı olarak bir araya geldik. İkili çalışma grupları oluşturarak akademi ile spor camiasını ortak paydada buluşturan çalışmalar yapmayı planlıyoruz.” dedi.

    Göztepe Spor Kulübü Başkanı Mehmet Sepil ise Türkiye’deki tüm spor dallarında, olimpiyatlar ve diğer yarışmalarda genç sporcu yetiştirmekle ilgili bir sıkıntının olduğunu kaydetti. Başarıyı arttırmakla ilgili çalışmaların yürütüldüğünü de ifade eden Sepil, “Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın da bu konudaki söylemi aynı, bunu yapacak alt yapıların kurulmasıdır. Bu konuya olan duyarlılığı ve desteğini de biliyoruz. Bir takım yapılar kuruldu, statlar, spor salonları yapıldı. Göztepe Spor Kulübü olarak şunu görüyoruz ki, eğitimle spor henüz tam olarak birbirini tamamlamıyor. Bu noktada Sayın Rektörümüzü ziyaret ettik. İKÇÜ ile bu konuda ve daha birçok konuda birlikte çalışabileceğimizi söyledik. Çünkü eğitimle pratiği birleştirmek çok önemli. Bu işin uygulanabileceği bir alan olabiliriz. Mühim olan iki tarafın da ortak noktada birleşmesidir. İzmir’e Türkiye’ye faydalı gençlerin yetiştirilebileceği ortamı oluşturmak adına araştırma yapmaya devam edeceğiz.” diye konuştu.

  • KURUMSALLAŞMAYA UZEM KATKISI

    İKÇÜ PERSONELİNE ARŞİV EĞİTİMİ

     İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi, Genel Sekreterliğe bağlı olarak çalışmalarına devam eden Kurum Arşiv Müdürlüğü, kurumsal arşivin oluşturulması adına önemli bir eğitime imza attı.

    Birimlerdeki sorumlu personeli, arşiv ve dosya oluşturma konularında bilgilendirmek için ‘Standart Dosya Planı Uygulama, Dosyalama ve Arşivleme Programı’  eğitim kursu düzenlendi.

    İKÇÜ Uzaktan Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezi (İKÇÜ UZEM) iş birliği ile tamamlanan program, uzaktan eğitimi ve sınavı ile İKÇÜ’de ilk kez uygulandı.

    Programı, Üniversite Bilgi Yönetimi Sistemini takip ederek, uygulanan sınavda başarılı olan toplam 83 İKÇÜ çalışanı adına 14 personel katılım sertifikasını Rektör Prof. Dr. Saffet Köse’nin elinden aldı.

  • KIZILAY BİZİM HER ŞEYİMİZ...

    “KIZILAY BİZİM HER ŞEYİMİZ.”

    Türk Kızılayı Genel Başkanı Dr. Kerem Kınık, İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi’nde Kızılay Haftası etkinlikleri çerçevesinde gerçekleştirilen ‘Kızılay ve İnsani Yardım’ temalı söyleşiye katıldı. Söyleşiye,  İKÇÜ Rektörü Prof. Dr. Saffet Köse, Rektör Yardımcısı Prof.Dr. Turan Gökçe, Dekanlar, Türk Kızılay’ı Başkan Yardımcısı İsmail Hakkı Turunç, Türk Kızılayı Genel Sekreteri Hüseyin Can, Türk Kızılayı İzmir Şube Başkanı Kerem Baykalmış, Genç Kızılay Genel Başkanı Emre Koç, Türk Kızılayı yönetim kurulu üyeleri Cengiz Yurdabekçi ve Ercan Tan, İKÇÜ Genç Kızılay Topluluğu üyeleri akademisyenler ile öğrenciler katıldı.

    “Kızılay bizim her şeyimiz.”

    İKÇÜ Genç Kızılay Topluluğu’nun etkinlikleri ile ilgili yaptığı sunumun ardından konuşma yapan Rektör Prof.Dr. Saffet Köse, Kızılay’ın İKÇÜ’ye gösterdiği ilgi ve verdiği destek için teşekkür etti. Prof.Dr. Köse, İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi ve Türk Kızılayı Konak Şubesi iş birliğiyle İzmir’de bir ilkin hayata geçtiği ‘Sosyal Market’ ile tüm ihtiyaç sahibi öğrencilere ücretsiz giyim desteği sağlandığını hatırlatarak; “Sağlık, Kültür ve Spor Daire Başkanlığı, Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik Birimi ile Kızılay yetkilileri koordinasyonunda, talep eden tüm ihtiyaç sahibi İKÇÜ öğrencilerine ücretsiz giyim eşyası veriliyor. İKÇÜ Sosyal Marketten geçen yıl 450 öğrencimiz faydalandı. Bu sene de bu ilgi ve destek devam ediyor. Ayrıca üniversitemizdeki ayda bir yürütülen kan bağışı kampanyaları da düzenli olarak yapılıyor.  Kızılay ile ilgili bilinçlendirme etkinlikleri de devam ediyor. Kızılay bizim her şeyimiz. Kerem Bey’in çalışmalarını takdirle ve gururla takip ediyoruz.” dedi.

    “Sessiz çığlıkların savunuculuğunu yapan çok az millet ve lider kaldı.”

    Söyleşide, Türk Kızılayının kuruluşunun bundan 150 yıl önce başladığını, bu dönemde kurulmuş olan gönüllülük harekâtının savaş döneminde cephede Mehmetçiğe destek olurken; arka tarafta aç kalan Mehmetçiğin ailesine aş götürerek acısını dindirmeye çalıştığını söyledi. Bu gönüllülük harekâtının çığ gibi büyüdüğünü belirten Dr. Kınık, dünyadaki Kızılay ve Kızılhaç harekâtı içerisinde 11'inci dernek olarak kurulduklarını, 150 yıldır insanların ıstıraplarını dindirmek için gönüllüleriyle beraber çalışan büyük bir aile olduklarını ifade etti.

    Türk Kızılayının bir merhamet çınarı olduğunu vurgulayan Kınık, şunları kaydetti: "Biz çok büyük bir aileyiz. Geçen sene Kızılay’a 1 milyon 600 bin kişi tarafından 2 milyon 500 bin kere bağış yapılmış, bu büyük bir rakamdır. Bu toplumun kendisinin olarak gördüğü, milli olarak gördüğü değerdir. Biz Kuvayı milliyeyiz, biz milletin kuvvetiyiz. Öncelikle kendi insanımız başta olmak üzere, dünyada nerede bir acı varsa elimizi oraya uzatmaya çalışıyoruz. Geçen sene yardım ulaştırabildiğimiz, dokunduğumuz insan sayısı bütün dünyada 18 milyon 600 bin kişiydi, bu yıl sonuna inşallah 30 milyonun üstüne çıkarmaya çalışıyoruz. Bugün nerede bir acı varsa o acının mazlumları gözünü bu topraklara dikiyor. Biz nereye hangi acılı coğrafyaya gitsek o acılı coğrafya buralardan bir şeyler bekliyor, tarihsel bağlarımızın olmadığı mazlumlar bile. Çünkü bugün dünyada vicdanın sesini temsil eden, o sessiz çığlıkların, büyük acıların savunuculuğunu yapan çok az sayıda millet ve lider kaldı." diye konuştu.

    “Her gün 30 bin insan mülteci oluyor.”

    Dr.Kınık, konuşmasında kan ve kök hücre bağışının önemine de değinerek, dünyada ıstırap çeken daha fazla kişiye ulaşabilmeleri için gönüllülere ihtiyaçlarının olduğunu söyledi. "Bizler insan ızdırabını dindirmek için çalışan insanlar olarak, bu faaliyetlere başlamadan önce yaptıklarımızın kavramsal dünyasını anlamak durumundayız. Yaptığımız işlerin farkında olmazsak anlamı olmuyor" diye konuşan Dr. Kınık, gönüllülük kavramı üzerinde durdu. Dr. Kınık, " Bir insan hayatı kurtarmak bütün insanların hayatını kurtarmakla eşdeğerdir. Bir insanı öldürürseniz temsil ettiği bütün değerleri ve insanlığı öldürmüş oluyorsunuz. Bugün, her gün 30 bin insan mülteci oluyor. Silah zoruyla evini terkeden 69 milyon insan var. 6.5 milyon bebek önlenebilir sebepten ölüyor, yarısı açlıktan ölüyor. Yılda 4 milyar ton gıda üretiliyor, bunun 1.3 milyar tonu kullanılmadan çöpe gidiyor. Pek iç açıcı bir manzara görmüyoruz biz. Kızılay afetlerde olağanüstü durumlarda insanlara destek vermek için çalışıyor. Her yıl yaklaşık 3 milyon ünite kana ve bu kanı bağışlayacak gönüllülere ihtiyacımız var" dedi.

    Konuşmaların ardından Kızılay yetkilileri ile İKÇÜ heyeti  Sosyal Market’i de ziyaret ederek çalışmalar hakkında bilgi aldı.

     

  • Tıp Fakültesi öğrencileri beyaz önlüklerini törenle giydi

    İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Tıp Fakültesi, birinci sınıf öğrencileri, Beyaz Önlük Giydirme Töreni ile hekimliğe ilk adımı attı. Genç hekimlerin bu heyecanına salonu dolduran aileleri de ortak oldu.

    İKÇÜ Tıp Fakültesi Dekanı Prof.Dr. Gökhan Köylüoğlu’nun ev sahipliğinde düzenlenen törene, Rektör Prof.Dr. Saffet Köse, Rektör Yardımcıları Prof.Dr. Turan Gökçe, Prof.Dr. Adnan Kaya, Prof.Dr.Dr.İrfan Karadede, Dekanlar, akademisyenler, İKÇÜ Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi ile İzmir Sağlık Bilimleri Üniversitesi Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nden gelen yetkililer de katıldı.

    Başarılı fakültenin başarılı öğrencileri…

    Dekan Prof.Dr. Köylüoğlu, Tıp Fakültesi öğrencilerinin temel bilimler ile başlayan lisans hayatlarının İKÇÜ Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi ve Tepecik EAH’ta yapılan klinik ve uygulamalı eğitimlerle tamamlandığını, bu iki hastanenin gençlerin tıp eğitimlerine çok şey kattığını vurguladı. Prof.Dr. Köylüoğlu, “Çok sayıda ve çeşitlilikteki hastalık gruplarına üst düzey tanı ve tedavi imkânı sunan bu hastanelerimiz, aynı zamanda öğrencilerimizin uygulamalı klinik eğitimlerine de büyük katkı sağlamaktadır. Öğretim üyeleri olarak onların iyi yetişmeleri için elimizden geleni yapıyoruz ve yapmaya devam edeceğiz.  Henüz 8 yıllık bir fakülte olmamıza rağmen, verdiğimiz eğitimin kalitesine olan güvenimiz nedeniyle Türkiye de çok az sayıda Tıp Fakültesinin sahip olduğu Ulusal Tıp Eğitimi Akreditasyon belgesini almak için başvuruda bulunduk. Bu süreçten fakültemizin başarı ile çıkacağına ve çok yakın bir zaman içerisinde akreditasyon belgemizi alacağımıza dair inancımız tamdır.” diye konuştu.

    “İyi bir bilim adamı olmayı hayal ediniz…”

    Gençlere, “Mesleğinizde manevi tatmini arayınız. İyi bir hekim, iyi bir cerrah, iyi bir dâhiliyeci veya iyi bir bilim adamı olmayı hayal ediniz.” diye seslenen Dekan Köylüoğlu, diğer mesleklerde bulamayacakları kadar manevi tatmin imkânı olan bir mesleğe adım attıklarını söyledi. Prof.Dr. Köylüoğlu, “Öyle bir buluş yapın ki; milyonlarca hastanın hayatını değiştirin, öyle iyi bir hekim olun ki; tedavi edip hayatını kurtardığınız, tek bir hastanın minnettarlığı bile sizin için her şeyin ötesinde bir kıymet ifade etsin. Saatler süren bir ameliyattan yorgun ve bitkin olarak çıkıp, ameliyathane kapısında yaşlı ve endişeli gözlerle sizi bekleyen bir anneye, “yavrunuzun durumu iyi, kurtuldu” demek sizin için en büyük ödül olsun.” dedi.

    “Emanetiniz, emanetimizdir.”

    İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Saffet Köse de gençleri tebrik ederek başladığı konuşmasında, lisans hayatlarında İKÇÜ’yü tercih ettikleri için öğrencilere teşekkür etti. Ailelere “Emanetiniz, emanetimizdir.” diye seslenen Prof.Dr. Köse, “Öğrencilerimiz İKÇÜ’de bir aile ortamı içinde, alanlarında donanımlı kadromuzdan iyi bir eğitim alarak mezun olacaklar, insanlara şifa dağıtacakları mesleklerine adım atacaklar.” şeklinde konuştu.

    “Eğitim hayatınızı dolu dolu geçirin.”

    Genç hekimlerden eğitim aldıkları süreci en iyi şekilde değerlendirmelerini isteyen Prof.Dr. Köse, en iyi sermayenin eğitilmiş insan gücü olduğunu hatırlattı. Dürüstlük kavramına da vurgu yapan Prof.Dr. Köse, genç hekimlerden bu kavramı mesleklerini icra ederken unutmayacakları değerlerin başına koymalarını istedi.  

    Prof.Dr. Köse, “Siz insanların en zor zamanlarında dertlerine derman olacaksınız. Bundan elde edeceğiniz mutluluğun hiçbir karşılığının olmadığını düşünüyorum. Hz. Peygamber’imizin dediği gibi, yaptığınız iyilik sizi sevindiriyorsa, yaptığınız hata sizi üzüyorsa ve onu bir özürle veya başka bir şekilde telafi edebiliyorsanız işte siz insan-ı kâmilsiniz.” dedi.

    Konuşmaların ardından Dekan Prof. Dr. Gökhan Köylüoğlu ile Tıbbiyeli Andını okuyan 164 İKÇÜ’lü genç, hekimliğe adım attı.

  • DEVAMINI OKUYUN
    26 Gün Önce
    PROF. DR. SAFFET KÖSE'DEN KOORDİNATÖRLÜĞÜMÜZE TEŞEKKÜR

    “Koordinatörlüğümüz tarafından gerçekleştirilen ‘Akademik Açılış Töreni’ organizayonu sonrasında, törene katılan protokol üyeleri başta olmak üzere; kurum içi ve kurum dışı gelen olumlu geri dönüşleri, kendi teşekkürleriyle bizlere ileten Değerli Rektörümüz Prof.Dr:Saffet Köse ile Koordinatörümüz Öğr.Gör. Nurettin Memur’ a bizleri ağırladıkları için çok teşekkür ederiz.” 

  • DEVAMINI OKUYUN
    26 Gün Önce
    TURİZM FAKÜLTESİNDEN BASIN BİRİMİ TEMSİLCİLERİNE TEŞEKKÜR

    İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi  Turizm Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Atilla AKBABA,Rektörlük Basın ve Halkla İlişkiler Koordinatörlüğü Basın Birimi'nden Öğr. Gör. Fatma DEĞİRMENCİ ve Birim Sorumlusu Uğur EKENOĞLU'na Turizm Fakültesi olarak işlerinde gösterdikleri özveri, fedakârlık ve üstün başarılarından dolayı teşekkür ederek belgelerini takdim etti.

    Prof. Dr. Atilla AKBABA sözlerini “Üniversitemizin tanıtımı ve gerçekleştirilen etkinliklerin duyurulması hususlarında özenle çalışan ve görevlerini layıkıyla yerine getiren güzide basın birimi temsilcilerimize göstermiş oldukları iş disiplininden ve yüksek motivasyonlarından dolayı teşekkür ederiz. Başarıya giden yoldaki en önemli adımlardan birinin yapılan işe duyulan saygıdan kaynaklandığını düşünüyoruz ve Turizm Fakültesi olarak bu ilke doğrultusunda ilerliyoruz. Bu yolda gösterilen başarı ve çabanın da takdir edilmesi gerektiğine inanıyoruz. Sayın DEĞİRMENCİ ve Sayın EKENOĞLU’na da bu özellikleriyle dikkat çekmeleri nedeniyle teşekkür belgelerin vermekten mutluluk duyuyoruz” diyerek noktaladı.

  • İKÇÜ AKADEMİK YILI AÇILIŞINI BAKAN KURUM YAPTI

    İKÇÜ AKADEMİK YILI AÇILIŞINI BAKAN KURUM YAPTI

    İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi 2018 - 2019 akademik yılı, Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum’un katılımıyla açıldı.

    İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi 2018-2019 akademik yılı açılışı, Cumhuriyet Meydanı’ndaki Atatürk Anıtı’na çelenk konulması ile başladı. Ana yerleşkede gerçekleştirilen resmi tören ise Rektör Prof.Dr. Saffet Köse’nin ev sahipliğinde Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum’un katılımıyla gerçekleştirildi.

    Açılış törenine, İzmir Milletvekili Necip Nasır, İzmir Valisi Erol Ayyıldız, İzmir Eski Milletvekilleri Necip Kalkan, Kerem Ali Sürekli, İzmir Demokrasi Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Bedriye Tunçsiper, Çiğli 2.Ana Jet Üs Komutanı Tümgeneral Rafet Dalkıran, Çiğli Kaymakamı Kaya Çıtak, Menemen Kaymakamı Mustafa Özkaynak, AK Parti İzmir İl Başkanı Aydın Şengül, İzmir il protokolünden üst düzey temsilciler, STK Temsilcileri, Rektör Yardımcıları, Dekanlar, akademisyenler, idari personel ile çok sayıda öğrenci katıldı.

    “Başarılarla devam ediyoruz.”

    İKÇÜ Rektörü Prof. Dr. Saffet Köse, ‘Üniversiteler Şehri İzmir Konsepti’ teması başlığındaki konuşmasında 2010 yılında İzmir’in 4. devlet üniversitesi olarak kurulan, 13 Fakülte ile planlanmış olan İKÇÜ’nün öncelikle “araştırma üniversitesi” olmayı hedeflediğini söyledi.

     İKÇÜ’nün gururlandıran başarılara imza attığını kaydeden Rektör Prof.Dr. Saffet Köse, Üniversitemiz devlet üniversitelerinde öğretim elemanına düşen yayın sayısı sıralamasında 2016 yılında 24.'üncü sırada iken 2017 yılında 107 devlet üniversitesi arasında 11.'inci sıraya yükselmiştir. Üniversitemiz 2018-2019 Akademik yılında, 2000 yılından sonra kurulan üniversiteler genel sıralamasında 86 üniversite arasında 3. sırayı alarak büyük bir başarıya daha imza atmıştır. Üniversitemiz Bilimsel Araştırma çalışmalarına çok önem vermektedir. Üniversitemizin kurulduğu 2010 yılından itibaren yapılan Bilimsel Araştırma Projeleri nin 317’si tamamlanmış olup 215 proje ise devam etmektedir. TÜBİTAK kapsamında tamamlanan 33 proje ile hâlihazırda devam eden 45 projemiz vardır. Üniversitemizde İZKA kapsamında 4 adet proje,  Santez kapsamında 3 adet proje, Güney Kore Dgist kapsamında 2 adet proje tamamlanmıştır ve Horizon 2020 1 adet, AB İngiltere 1 adet, NATO SPS 1 adet projemiz devam etmektedir.” dedi.

    “Endüstrinin yerli dijital dönüşümüne katkı verecek yetkinlikteyiz.”

    Yaklaşık 600 firmanın olduğu bir bölgenin (AOSB) merkezindeki bir üniversite olarak çok önemli bir misyon üstlendiklerini kaydeden Prof. Dr. Saffet Köse, “Günümüzde Dijitalleşme ve Endüstri 4.0 yaklaşımıyla birlikte bölgemizdeki şirketlerin akıllı üretim/yönetim aşamasına geçişte, üniversitemizin merkezi bir rol oynayacağı görülmektedir. Bu noktadan hareketle Üniversitemizin de katkısıyla, İzmir’ de, İzmir Ticaret Odası, üniversiteler ve özel sektör ile bir yerli dijital dönüşüm platformu oluşturulması konusunda fikir birliğine varılmıştır. İzmir’deki ekosistem paydaşları arasında işletmelerin dijitalleşme sürecinde acil ihtiyaçlarının tespit edilmesiyle birlikte üniversitemizde bu alana yönelik Nitelikli iş gücü ve istihdam için eğitim stratejilerinin belirlenmesi konusunda çalışmalar yürütülmektedir. Büyük Veri (Big Data), Bulut Teknolojileri, Siber Güvenlik, Akıllı Robotlar, Simülasyon  gibi teknolojilerin uygulanabilmesi için gerekli olan Yapay Zeka – Akıllı Öğrenen Sistemler, Algılama Sistemleri,  Bilgisayarla Görme, Tasarım, İmalat, Enerji, Tedarik ve Değer Zinciri Yönetimi, Teknoloji ve İnovasyon Yönetimi, Sosyal ve Beşeri Bilimler alanlarında İzmir Katip Çelebi Üniversitesi, endüstrinin yerli dijital dönüşümüne katkı verecek yetkinlikte, akademik uzman alt yapısına sahiptir.” diye konuştu.

    “TS13298 belgesini alan ilk kamu kuruluşuyuz.”

    Rektör Prof.Dr. Köse, tamamen İKÇÜ imkânlarıyla geliştirilen Üniversite Bilgi Yönetim Sistemini kullanan 5 üniversite olduğunu, 300.000 kullanıcıya başarıyla hizmet verildiğini aktardı. Prof.Dr. Köse, “İçerisinde bulunan Elektronik Belge Yönetim sistemi ile İKÇÜ, 2014 yılında TS13298 belgesini alan ilk kamu kuruluşu olmuştur. Haziran 2018 tarihinde TS13298 standardı kapsamında Elektronik Belge Yönetim sistemimiz yıllık denetimden geçmiş ve yeni belgesini almıştır. Cumhuriyetimizin banisi Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün gösterdiği muasır medeniyetler seviyesinin üzerine çıkma hedefi doğrultusunda İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi hazırladığı Ar-Ge Stratejisi ile halen yürütülmekte olan bilimsel araştırmaların odağını daha da arttırarak, mevcut ve gelecek çalışmalara disiplinler arası nitelik kazandırmak için çalışmaktadır” dedi.

    'Bakan Kurum, Sıfır Atık Projesi' hakkında detay verdi…

    Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum ise İKÇÜ’nün kuruluşundan bu yana gösterdiği ivmeyi takdirle takip ettiklerini söyledi. Çevre sorunlarına dikkat çekerek başladığı konuşmasında denize atık bırakanlara verilen cezanın 5 kat arttırılacağını açıklayan Bakan Kurum,  ücretli hale gelecek olan poşetler için de şunları söyledi: “Atığın miktarımızı artırdığımız sürece istediğimiz kadar düzenli depolama tesisi yapalım, artık atmamayı da öğrenmeliyiz. Sıfır atık projesi önem arz ediyor. Yönetmelik çıkarıyoruz. Kamu ve kuruluşlarında zorunlu hale gelecek. 2017’de başladığımız ve yıllık 2,5 milyon tasarruf sağlanan projede 2023’de yıllık 20 milyar tasarruf sağlanacak. Bunda plastik poşetlerin ücretlendirilmesi de var. Yıllık yaklaşık 35 milyar lira poşet tüketiyoruz. Gittiğimizde markette 3-5 poşet alıyoruz. Kişi başı poşet kullanım miktar 440 adet. 2050’de denize atılan plastiklerin sayısı denizde yaşayan balıkların sayısından fazla olacak diye beklenti var. Denizlerde balık değil plastik yüzecek. Bir plastik poşet 100 yılda doğaya karışıyor. Plastik poşetin bertaraf edilmesi, üretiminden daha zor. Biz bu plastik poşetin kullanımı azaltmak zorundayız. Ocak ayında yürürlüğe girecek düzenlemede 2019 yılında adeti düşüreceğiz ve 2025 yılında 90 adete düşmüş olacak. İnşallah bu kullanımı 40’a düşürerek yüzde 90 tasarruf sağlamayı düşünüyoruz. Yine çöplerimizi atıp şehirlere zarar vermemek için depozito uygulaması getiriyoruz. Bunların da toplanması için depozito uygulaması getireceğiz. Eskiden pazara file ile giderdik, bez çantalarla giderdik. Dolayısıyla böyle poşet kullanma alışkanlığımız yoktu. İnşallah poşete getireceğimiz ücretlendirme ve depozito uygulaması ile atıkların daha az olması için düzenleme yapacağız.”

    "Şehirler kimliklerini kaybediyor."

    Ülkemizin deprem bölgesi olduğunu belirten Bakan Kurum, bugüne kadar yaklaşık 86 bin insanın depremlerde hayatlarını kaybettiğini söyledi. Bakan Kurum, şöyle devam etti:

    "Bugün bakıyoruz ki 5,5 milyon konutun yenilenmesi gerekiyor. 2030 yılında bunun 7,5 milyona varması bekleniyor. 2012’de çıkarılan yasa ile yaklaşık 580 bin konutun yenilenmesini gerçekleştirdik. Bu kentsel dönüşümü de şehirlerin mimarisine, kültürüne uygun yapmamız gerekiyor. Ay sonuna kadar bu stratejiyi açıklayıp değer esaslı emsal artışını mümkün olduğunca az yapacak şekilde, mevcut imar planlarında 7-8 katı geçmeyecek, yeni yapılacak alanlar da 4-5 katı geçmeyecek planlama ve dönüşümler yapmak istiyoruz. Bu dönüşümlerde bizim kültürümüzü yansıtacak mimarı projeler de çıkarmamız gerekiyor. Bizim bir tarzımız, kültürümüz, mimari kimliğimiz yok. Şehirler kimliklerini kaybediyor. Hocalarımıza çok iş düşüyor. Mimarimizi yansıtacak, gelecek nesillere Mimar Sinanlar gibi yansıtacağımızı projeler gerekiyor. Kentsel dönüşümle ilgili yapacağımız projeler önem arz ediyor. Stratejik planlama ile artık yeni planlanacak alanlarda bisiklet yolu, yürüyüş yolu bırakma zorunluluğu getiriyoruz. Otoparkla ilgili de düzenleme yaptık. Büyükşehirlerde, şehir merkezlerindeki trafik yoğunluğunu çözmek adına kamu alanlarından, yeşil alanlarda, meydan altı otopark yapabilmenin önünü açtık. Her daireye bir otopark zorunluğu getirdik. Toplu ulaşım alanlarında toplu otopark zorunluluğu getirdik. İnsanlar aracı bırakıp toplu ulaşımla işine alışverişe gidebilecek."

    “Açılmayan İZBAN durağının yol açtığı ulaşım sorunlarımız devam ediyor.”

    Öğrenci Konseyi Başkanı Enes Hoyladı ise akademik yıl açılışında öğrenciler adına konuşma yaptı. İKÇÜ’ye mensup olmaktan duyduğu paylaştıklarını belirten Hoyladı, öğrenciler olarak Çiğli’de gözlemledikleri sorunları da dile getirdi. Hoyladı, “Hala vahşi depolama yöntemiyle yakınımızda bulunan Harmandalı Çöplüğünün yol açtığı hava kirliliği, her yönüyle müsait olduğu için kararlaştırılan ama açılmayan İZBAN durağının yol açtığı ulaşım sorunlarımız devam etmektedir.  Ayrıca kampüsümüzün 7-24 yaşanabilir bir kampüs haline dönüşmesi için ihtiyaç duyulan imkânlar ve sosyal donatıları da belirtmek isteriz.” dedi.

    Törende, Klasik Kemençe Cenap Başoğul, Ege Üniversitesi Devlet Türk Musikisi Konservatuarından; Neyde Kaşif Demiröz, Viyolonselde Seher Erkan ve Kanunda Doktor Öğretim Üyesi Halil Altınköprü, Bendirde İKÇÜ Turizm Fakültesi Rekreasyon Bölümünden Doktor Öğretim Üyesi Serkan Çelik, Tanburda Sanat ve Tasarım Fakültesi Müzik Bölümünden Araştırma Görevlisi Cem Çırak,  Sanat ve Tasarım Fakültesi Müzik Bölümü Öğretim Görevlisi Mücahit Yalçın Öztüfekçi’nin sunduğu müzik dinletisi beğeniyle takip edildi.

    Akademik yılı açılışı, akademik biniş giydirme töreni ve başarılı öğrencilere hediye takdimi ile son buldu.

    Haber videosu için tılayınız

    Doçent kadrosundan Profesör kadrosuna yükselen öğretim üyelerimiz

    Diş Hekimliği Fakültesinden Prof.Dr. Esra Uzer Çelik, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesinden; Prof. Dr.   Kerem Batır, Prof. Dr. Levent Bekir Kıdak, Prof. Dr. Nezih Metin Özmutaf, İslami İlimler Fakültesinden Prof.Dr.İbrahim Kutluay, Mühendislik ve Mimarlık Fakültesinden; Prof.Dr.Hasan Karaku, Prof.Dr.  Şerafettin Demiç, Prof.Dr.  Özşen Çorumluoğlu, Sağlık Bilimleri Fakültesinden; Prof.Dr.  Hatice Yıldırım Sarı, Prof. Dr. Yasemin Tokem, Sanat ve Tasarım Fakültesinden Prof.Dr.  Fikri Salman, Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesinden; Prof.Dr.  Bülent Sönmez, Prof.Dr. Özer Küpeli, Prof.Dr. Harun Ürer, Prof.Dr.  Aydın Işık, Prof.Dr. Cahit Telci, Su Ürünleri Fakültesinden Prof.Dr. Ramazan Serezli, Tıp Fakültesinden; Prof. Dr. Erhan Sönmez, Prof.Dr.Kurtuluş Öngel, Prof.Dr. Nihal Olgaç Dündar, Prof.Dr. Dilek Yılmaz Çiftdoğan, Prof.Dr. Ahmet Alacacıoğlu, Prof.Dr. Cemal Kazımoğlu, Prof.Dr.İzzetiye Ebru Çakır, Turizm Fakültesinden Prof.Dr.Zafer Öter

    Doktor Öğretim Üyesi kadrosundan Doçent kadrosuna yükselen öğretim üyelerimiz

    Eczacılık Fakültesinden; Doç.Dr.  Seda Nur Topkaya Çetin, Doç.Dr.  Sinem Ezgi Turunç, Doç.Dr.  Zeynep Şenyiğit, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesinden; Doç.Dr. Özge Karaege, Doç.Dr. Sedef Eylemer, Doç.Dr.  Zehra Nuray Nişancı, Doç.Dr.  Evrim Mayatürk Akyol, İslami İlimler Fakültesinden Doç.Dr.  Mehmet Dirik, Mühendislik ve Mimarlık Fakültesinden; Doç.Dr.  Mustafa Can, Doç.Dr. Gökçen Bombar, Doç.Dr.  Levent Çetin, Doç.Dr.Savaş Şahin, Doç.Dr. Mücahit Sütçü, Doç.Dr. Femin Yalçın, Sağlık Bilimleri Fakültesinden Doç.Dr.  Gülşah Kaner, Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesinden; Doç.Dr. İlker Erdoğan, Doç.Dr.  Elif Korap Özel, Doç.Dr. Fatma Akkuş Yiğit, Doç.Dr. Devrim Özkan, Doç.Dr. Mikail Acıpınar, Tıp Fakültesinden; Doç.Dr.  Salih Gözmen, Doç.Dr. Pınar Gençpınar, Doç.Dr. Mehmet Yekta Öncel, Doç.Dr. İlker Şengül, Doç.Dr. Melih Kaan Sözmen, Doç.Dr. Yüksel Beşir, Doç.Dr. Nihan Kahya Eren, Doç.Dr. Mustafa Soyöz, Turizm Fakültesinden; Doç.Dr. Melike Yılmazer

    Araştırma Görevlisi ve Öğretim Görevlisi kadrosundan Doktor Öğretim Üyesi kadrosuna atanan öğretim üyelerimiz

    Mühendislik Fakültesinden; Doktor Öğretim Üyesi Erman Ülker, Sağlık Bilimleri Fakültesinden; Doktor Öğretim Üyesi Turan Kahraman, Doktor Öğretim Üyesi Deniz Bayraktar, Doktor Öğretim Üyesi Deniz Şanlı, Doktor Öğretim Üyesi Derya Uzelli Yılmaz, Doktor Öğretim Üyesi Berna Nilgün Özgürsoy Uran, Tıp Fakültesinden Doktor Öğretim Üyesi Mümin Alper Erdoğan

    İKÇÜ’ye bölüm bazında en yüksek puanla yerleşen öğrenciler

     

    Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesi

    Psikoloji Bölümü Öğrencisi Nisa Akgülü

    Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü Öğrencisi Begüm Canel

    Sosyoloji Bölümü Öğrencisi Sevcan Demir

    Türk İslam Arkeolojisi Bölümü Öğrencisi Şerife Dereli

    Medya ve İletişim Bölümü Öğrencisi Elife Afşar

    Tarih Bölümü Öğrencisi Elif Tekeli

    Felsefe Bölümü Öğrencisi Erkan Altuner

    Coğrafya Bölümü Öğrencisi Savaş Peker

     

    Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi

     

    Biyomedikal Mühendisliği Bölümü Öğrencisi Nurhan Turan

    Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölümü Öğrencisi Halime Özge Kabak

    Harita Mühendisliği Bölümü Öğrencisi İbrahim Cem Bozkurt

    İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğrencisi Bünyamin Tağu

    Makine Mühendisliği Bölümü Öğrencisi Aytaç Ürken

    Malzeme Bilimi Mühendisliği Bölümü Öğrencisi Güney Cem Gülbağ

    Mekatronik Mühendisliği Bölümü Öğrencisi Hande Nur Uygun

    Petrol Ve Doğalgaz Mühendisliği Bölümü Öğrencisi Kerem Kunur

     

    Diş Hekimliği Fakültesi İngilizce Programı Öğrencisi Deniz Güneytepe ve Türkçe Programı Öğrencisi Kudret İlayda Ateşoğlu

     

    Eczacılık Fakültesi Öğrencisi Yusuf Polat

     

    İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi

    İşletme Bölümü Öğrencisi Engin Çavdur

    Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğrencisi Şeymanur Albayrak

    Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü Öğrencisi Aleyna İlay

    İktisat Bölümü Öğrencisi Cansu Çakır

    Maliye Bölümü Öğrencisi Hacer İlayda Eren

    Sağlık Yönetimi Öğrencisi Tuğçe Özder

    İslami İlimler Fakültesi Öğrencisi Abdülkadir Akyol

     

    Orman Fakültesi Öğrencisi Buket Fidan

     

    Sağlık Bilimleri Fakültesi

    Beslenme ve Diyetetik Bölümü Öğrencisi Ece Kurtuldu

    Hemşirelik Bölümü Öğrencisi Merve Şen,

    Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölümü Öğrencisi Onur Osman Akarca

     

    Su Ürünleri Fakültesi Öğrencisi İbrahim Yarar,

     

    Tıp Fakültesi Öğrencisi Cemile Yalman

     

    Turizm Fakültesi

    Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü Öğrencisi Yiğit Tığ

    Turizm İşletmeciliği Bölümü Öğrencisi Can Kuzum

    Turizm Rehberliği Bölümü Öğrencisi Tayfun Mert Kasal

     

    Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu

    Fizyoterapi Bölümü Öğrencisi Leyla Tekin

    Ağız Diş Sağlığı Bölümü Öğrencisi Veysel Savcı

    İlk ve Acil Yardım Bölümü Öğrencisi Ayşegül Güzel

    Yaşlı Bakımı Bölümü Öğrencisi Leyla Selçuk




Başa Dön